Radikal kapitalizm
Mustafa Mutlu

Biz pek farkında değiliz ama dünya; özellikle de ABD'deki 'hileli iflaslar'ın yaygınlaşmasından sonra 'Nereye gidiyoruz?' sorusunu yeniden tartışmaya açtı...

1980'li yıllar, sosyalizm idealinin (en azından şimdilik) tarihe karıştığı yıllar olmuştu... Hileli iflasların ve dünya ölçeğindeki dev şirketlerin bir bir battığı 2002'nin başı da acaba kapitalizmin mi sonu olacaktı?

Kapitalizmin bu süreçten yara alarak çıkması sosyalizm için yeni bir başlangıç olabilir miydi?

Ya da kapitalizmin zaafları, daha radikal bir kapitalizmin dünyaya egemen olmasına yol açabilir miydi?

Önce Ecevit'in rahatsızlığı, sonra erken seçim tartışmaları, ardından AB'ye uyum yasaları derken; biz bu önemli fikir maratonunu bir türlü yakalayamadık...

Ancak görünen o ki; '2000'li yılların rejimi' konulu arayış, 'radikal kapitalizm'in savunucuları lehine gelişiyor...

Gerçi 'yeni sosyalistler' de boş durmuyorlar ve özellikle IMF'nin, Dünya Bankası'nın ve G-7 ülkelerinin bütün toplantılarında yaptıkları eylemlerle ne kadar güçlü olduklarını gösteriyorlar... Ama bu; yüzlerce yıllık sermaye birikiminin gücünü arkasına almış olan kapitalistleri, 'sosyalistleştirmeye' yetmiyor...

Tam tersine 'radikal kapitalizm'in savunucuları; 'yeni sosyalistler'in her eyleminden sonra 'örgütlenme' çabalarını biraz daha derinleştiriyorlar...

***
Aslına bakarsanız, 'radikal kapitalizm', hiç de yeni bir kavram değil... Bu akımın kurucusu, 1905-1982 yılları arasında yaşayan dünyaca ünlü filozof bayan Ayn Rand...

Bugünlerde özellikle İnternet (*) yoluyla ülkemizde de güçlenmeye çalışan 'radikal kapitalistler' amaçlarını, 'Kapitalizmi ve onun felsefesi objektivizmi bilimsel olarak savunmak, tanıtmak ve yaymak' olarak açıklıyorlar...

Ayn Rand'e göre kapitalizm, doğası gereği sürekli bir büyüme, gelişme ve ilerleme gerektiriyor. Yeteneklerinin seviyesi ne olursa olsun, üretimden yana tavır alan herkesin faydalanabileceği şartları sunuyor... Ama insanın 'tembellik' isteğini karşılamıyor! Zaten kapitalizm karşıtı olan kollektivistlerin, kapitalizme karşı çıkışlarının temel nedeni de bu... Çünkü onlar tembel!

Radikal kapitalistlerin en çok kullandıkları sloganlar, 'Özel mülkiyet hakkı olmayan birey köledir' ve 'Para hak edilmeden kazanıldığı düzeni yıkar.'

Kendilerini 'kapitalizmin militanları' olarak tanımlayan bu görüş sahiplerine göre dünya tarihinde hiçbir sistem, kapitalizm kadar insanoğluna yarar sağlamadı... Yine onlara göre dünyada başka hiçbir sisteme, kapitalizme olduğu kadar, vahşice saldırılmadı...

Radikal kapitalistler, devletçiliğin 'ahlaksızlık' olduğunu düşünüyorlar...

Çünkü onlar, devletçiliğin, bireyin üretim özgürlüğünü sınırladığına inanıyorlar...

***
Kısacası Ayn Rand'ın felsefesini benimseyen radikal kapitalistler, kendilerini yaşadıkları topluma adadıklarını söyleyenleri 'sahtekar' olarak görüyor...

Onlara göre bir bakkal bu işi sadece ve sadece para kazanmak için yapar... Sabahın beşinde kalkıp dükkanını açıyorsa, tek amacı sadece biraz daha fazla kazanmaktır... Hiçbir bakkal, 'Aman erken kalkan insancıklar aç kalmasın' diye saat beşte dükkan açmaz...

***
Dedim ya; 1980'li yıllarda sosyalizm, bu yılın başlarında da kapitalizm ağır yaralar aldı... Şimdi 'yeni sosyalistler'le 'radikal kapitalistler' büyük bir kapışma içinde...

Bakalım dünyanın yeni yönünde bu iki akımdan hangisi belirleyici olacak?

(*) Türkiye'de örgütlenmeye çalışan radikal kapitalistlerin İnternet adresi, www.objektivist.net



 
SİTEMİZ MEDYADA'ya GERİ DÖN