y

 

HABER BÜLTENLERİMİZ:

Türkiye Objektivist Hareketi Basın Bülteni - 10 -

Bill Gates'in "Yaratıcı Kapitalizm" tanımı aynı iki kelimenin gereksiz yere tekrarlanmasından başka birşey değildir.

29 Ocak 2008

Geçen hafta dünya ekonomileri çalkalanırken, Microsoft'un Başkanı Bill Gates  her yıl Dünya Ekonomik Forumu'na ev sahipliği yapan Davos'ta, hayli ilginç bir konuşma yaptı.

Gates'in 'yaratıcı kapitalizm' tanımı özetle şöyle: 

'Hem kar yaratacak hem de dünyadaki eşitsizliklere çözüm olacak bir sistem." 

Kapitalizm, gerçek anlamında işlemesine izin verildiği zaman zaten yaratıcı olmak zorunda. 

Gerçek kapitalizmde, yani tam serbest rekabet ortamında, piyasada kalmak isteyen üretici her an ve her aşamada rakiplerinden daha ucuz, daha kaliteli üretim için yaratıcılığını ortaya koymak zorunda.. 

Buna karşılık tekeller ne fiyat düşürme ne de kalite konusunda bir kaygı duymaz. 

Serbest rekabet ortamındaki kapitalist, piyasaya her an yeni bir rakibin çıkabileceği endişesi/motivasyonu ile iş süreçlerini, toplam kalite olgularını, doğru fiyatlandırma politikalarını tekrar tekrar gözden geçirmek ve yenilikleri vakit geçirmeden üretim sürecine ve fiyatlarına yansıtmak zorunda.

"Peki, eşitsizliklere çözüm olması var mıdır?" sorusunun ise yanıtı şudur: 

Kapitalizm, insan beyni ve emeğine en adil fiyatı vermek durumunda olması sebebi ile eşitlikçi olmak zorundadır...Kölelik zamanı, feodal dönemlerdeki "kulluk", "ömür boyu boğaz tokluğuna çalışma zorunluluğu", kapitalizm ile birlikte "emeğe karşılık ücret" kavramı ile tanışmıştır. 

Serbest rekabetçi ortam ne kadar gelişmiş olursa insanın beyin ve kol gücü o kadar adil fiyata ulaşacaktır. 

Ancak "beyin ve kol gücünü kullanmayanlar da eşit ücret ve hizmet alsın" isteği, emeğini kullananın aleyhine bir eşitsizlik yaratır ki, kapitalizm buna izin vermez. Adalet duygusu, "emeğini kullanan da kullanmayan da aynı refaha ulaşsın" talebinin karşısında olmalıdır. 

Bugün, ABD dahil, hiç bir ülkede gerçek kapitalizm yoktur. Gördüğümüz "özünde feodal olan, sözde kapitalizmdir" 

Devletin, 

  • sınır güvenliği için ordu,
  • iç güvenlik için polis,
  • adil yargılama için mahkemeler  

dışında hiç bir alanda olmadığı,serbest rekabetin tamamı ile yaşandığı bir örnek olmadan, yaşananların "kapitalizmin suçu" olarak adlandırılması yanlıştır. 

Dikkat edilirse, kapitalist denilen ülkelerde çıkan sorunların temelinde, devletin müdahalesi vardır. Devlet ne kadar müdahale ederse piyasalarda o kadar sorun yaşanır, piyasa ne kadar serbest bırakılırsa o kadar gelişme olur. 

Türkiye Objektivist Hareketi olarak, insan onuruna en uygun, beyin ve kol gücüne en adil ücretlendirmenin ancak gerçek kapitalist ortamda yaşanabileceğini beyan ederiz. 

Bunun dışındaki her türlü "eşitlikliği sağlamaya çalışan" müdahaleler aslında onurlu beyin ve kol gücünün aleyhine eşitsizlikler yaratmaktadır ve yaratmaya devam edecektir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 

Türkiye Objektivist Hareket Sekreteri:

M. Faruk KURTULUŞ

Yük. Müh. Mimar

 

 

Türkiye Objektivist Hareketi Basın Bülteni - 9 -

RTÜK YASASI ve AHLAK

12 OCAK 2008

Gazetelerden bir haber:
RTÜK Yasası'nda yapılması öngörülen yeni düzenlemeyle "Yayınlar, edebe aykırı olamaz" ifadesi yasada yerini alacak.

Edebe uygunluğu RTÜK belirleyecek.
Devletin birincil görevinin "milyonlara hizmet veren bir şirket" olduğu gerçeğini unutturmaya çalışarak "sizin iyiliğiniz için biz düşünürüz", "Neyi seyredip neyi seyretmeyeceğinize biz karar veririz.", "Hangi haktan ne zaman ve kadar yararlanacağına biz karar veririz." ve "Neyin ahlaklı neyin ahlaksız olduğunu biz belirleyeceğiz." deniyor. Bu yaklaşımın kabul edilmesi bütün hakların ortadan kaldırılmasına giden yolun başlangıcıdır.
Bireyin tek ve gerçek hakkı, mutlu bir yaşamı arama ve sağlama hakkıdır. Bazı insanların bu hakkı gözardı ederek "ahlak savunuculuğu"na kalkışması kabul edilemez.
"Edebe aykırılık" neye göre, kime göre, hangi zamana göredir? "Edeb/Ahlak'ın objektif bir ölçütü var mıdır?" sorularına yanıt vermeden kişiden kişiye değişen ölçütler, hem yayıncılığın önünde bir engel hem de yayın yapıldıktan sonra RTÜK yetkilisinin keyfine göre kullanabileceği bir silah haline gelecektir.
Türkiye Objektivist Hareketi olarak bireyin istediği programı seçme ve izleme hakkı da dahil bütün haklarının tümden veya kısmen engellenmesi, yasaklanması veya cezalandırılmasının karşısında olduğumuzu bildiririz.
Serbest piyasa düzeninde bireylerin çoğunluğunun, kendi ölçülerine göre "ahlaksız"; "gereksiz"; "kötü"; "seyredilmese daha iyi olur" gördüğü programlar ve yayıncıları zaten piyasadan çekilecektir.

 

Türkiye Objektivist Hareketi Basın Bülteni - 8 -

21 Ekim Referandumunun engellenilmesi
çalışmaları boşa çıkartılmalıdır.


16 Ekim 2007


YSK Başkanı Muammer Aydın, oylamaya 5 gün kala, referandumu
erteleyebileceklerini açıkladı. Milliyet'e göre YSK toplantı yapıp, erteleme ihtimalini değerlendirecek.

Tamamen bir inatlaşma uğruna gidilen referandumun son anda "derin devlet"in devreye girmesi ile ertelenme hatta tamamen vazgeçilme olasılığı üzerinde uğraşılıyor.

Türkiye Objektivist Hareketi,
2. basın bülteninde, 21 Ekim 2007 referandumunun gereksizliğini ve yapılacaksa da oluşacak masrafın inatlaşmayı başlatan eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in emekli maaşından karşılanması gerektiğini bildirmişti.

Ancak devletçi muhalefet artık sadece bu referandumu değil, referandum kültürünün yerleşmesi çalışmalarını da boğmaya çalışıyor.

AKP, CHP geleneğinden gelen askeri, bürokratik, yargıdan oluşan devlet mekanizmasının karşısına "halk desteği"ni arkasına alarak çıkmanın savaşını veriyor.

İlk referandumda da "Hayır" demenin birey özgürlük ve aklına hakaret sayılacağı bir soruda ("Cumhurbaşkanını siz mi seçmek istersiniz?") yanıtın "Evet" çıkmasının AKP'nin bir başarısı olarak sayılacak olması söz konusu mekanizmanın tüylerini ürpertiyor.

Hele R.T. Erdoğan'ın "daha sırada başka sorularla başka referandumlar da var. Buna hazırlıklı olun" demesi uykularını kaçırıyor bu çevrelerin.

Referandum soru metninde yapılan değişikliğin sadece detay bir teknik düzeltme olduğu, şimdiye kadar oy kullananlar arasında "ben bu değiştirilmiş metni önceden bilseydim oyum öyle olmazdı" diyecek olmasının akla ve maddenin tabiatına aykırı olduğu bu kadar açıkken, bu girişim ancak referandum kültürünü yerleştirme çabalarını engellemenin son çırpınışları olarak isimlendirilebilir.

Türkiye Objektivist Hareketi olarak "doğrudan yönetim ve söz hakkının kullanılması" kapsamında referandumların sürmesinin ve özellikle birinci adım olarak 21 Ekim Referandumunun ertelenme veya iptal yolundaki bütün çalışmaların boşa çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur



Türkiye Objektivist Hareket Sekreteri:
M. Faruk KURTULUŞ
Yük. Müh. Mimar

Türkiye Objektivist Hareketi Basın Bülteni - 7 -

Yaratılış Teorisi Eğitim Müfredatından Çıkartılmalıdır

10 Ekim 2007

Avrupa Konseyi, okullarda yaratılışçılık teorisinin okutulmasına 'insan haklarına karşı tehdit oluşturabileceği' gerekçesiyle karşı çıktı. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin (AKPM) 4 Kasım tarihli oturumunda 'Eğitimde Yaratılışcılığın tehlikeleri' başlıklı rapor ve ona bağlı karar tasarısı ele alındı.

Oturumdaki oylamada,
'yaratılış teorisinin okullarda bilimsel bir disiplin olarak
öğretilmesine' karşı çıkan karar, 25 aleyhte ve üç çekimser oya karşın
48 lehte oyla kabul edildi.

"Yaratılışçı Teori", eğitimin bir parçası olarak "nereden geldik?", "yaşamın anlamı ne", "varoluşumuzun amacı ne?" gibi sorulara bir
"Yaradan'ın varlığı" ve "O'na olan görev ve sorumluluklarımız" konuları ile ilk bakışta, dünyayı daha anlamlı ve insan ilişkilerini
daha kabul edilebilir ve yaşamı daha "insancıl" hale getirdiği düşünülebilir.

Ancak "Yaratılışçı Teori" ile birlikte sunulan paketin içindeki "bazı insanların bazı insanlara doğuştan ve doğal üstünlüğü" giderek "belli
inançlı gruplarının diğer inançlı ve/veya inançsız gruplar karşısındaki üstünlüğü" ve sonuçta "belli ırkların belli ırkların üstünlüğü" iddiasına kadar gidecek bir yolu oluşturmaktadır.

Türkiye Objektivist Hareketi olarak kaynağını ve gücünü akıl, mantık ve bilimsel doğrulamadan almayan her türlü inanç temelli öğretimin tüm eğitim kurumlarından çıkartılması gerektiğini düşünüyoruz.

Yaşamın amaç ve anlamını "öteki dünyaya hazırlık" olarak gören ve insanları inancına göre ayrıma tabi tutan Yaratılışçı Teorinin eğitim ortamında işi olamaz.

Türkiye Objektivisit Hareketi, Yaratılışçı Teori yerine birey hakları ve insan eşitliğini temel alan, kendisinin yanlış olma olasılığını içerecek şekilde her türlü bilimsel araştırma ve geliştirmenin önünü açan Teoriler öğretilmelsini savunmaktadır.

Yaratılışçı Teori ile ilgilenmek isteyenler cami, kilise, sinagog gibi, tam da bu işler için ayrılmış yerlerde bu isteklerini yerine getirebilirler.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.


Türkiye Objektivist Hareket Sekreteri:
M. Faruk KURTULUŞ
Yük. Müh. Mimar

 

Türkiye Objektivist Hareketi Basın Bülteni - 6 -

Söz konusu vatansa gerisi teferruat değildir.

02 Ekim 2007


Son yıllarda yükselen milliyetçiliğin ve vatanseverlik maskesi altında
pazarlanan ırkçılığın bir sloganı "Ya Sev, Ya Terket"se bir diğeri de
"Söz konusu vatansa gerisi teferruat"tır oldu.

Eğer bu "teferruat"ın içine bireyin yaşama ve mutluluğunu arama,
adalet, dürüstlük, eşitlik, demokrasi, fiziksel güç kullanımına karşı
koyma gibi kavramlar giriyor ise, bu "teferruat" hiç bir
"tanımlanamayan", "başı sonu belirsiz", "objektif ölçüleri ol(a)mayan"
veya "kişiden kişiye değişebilen kavramlar" gerekçe gösterilerek
engellenemez.

Türkiye Objektivist Hareketi olarak bireyin yaşama, mülkiyet edinme ve
kendi mutluluğunu arama hakkının tek ve esas hak olduğunu geri kalan
bütün hakların bu temel üzerinde şekilleneceği, hiçbir
kişi/kurum/statü veya gerekçenin bu hakların geçici veya kalıcı olarak
önüne geçmemesi gerektiğini belirtmek isteriz.

Gerekçe ne olursa olsun, kim tarafından söylenirse söylensin veya kim
tarafından sahip çıkılırsa çıkılsın, bireyin yaşam ve mutluluk hakkını
"teferruat" olarak gören her düşünce, sonu çok tehlikeli bir yolun
açılmasına yardımcı oluyor demektir.

Birey hakkı herkes için gereklidir ve "vatan sevgisi", "kamu yararı",
"toplum çıkarı" gibi tarifsiz tanımlara feda edilemez.


Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Türkiye Objektivist Hareketi Basın Bülteni - 5 -

NASIL BİR ANAYASA?

23 Eylül 2007


Anayasa tartışmaları, tüm taraflarca, bilinçli/bilinçsiz arapsaçına
dönüştürülerek; Türkiye, yine cami ile kışla arasına sıkıştırılmak
istenmektedir. Böylesi bir ortamda Türkiye Objektivist Hareketi anayasa konusundaki temel taleplerini, kamuoyu ile paylaşmayı bir görev kabul etmektedir:

1- Anayasa objektif olmalıdır. İdeolojik veya dini, hiçbir etiket
taşımamalıdır.

2- Demokrasimizi hançerleyen, cuntacılar, derhal ve
kayıtsız şartsız yargılanmalıdır.

3- Diğer kişi/kurumlara fiziksel saldırıyı başlatma içermeyen her
türden fikre, özgürlük tanımalıdır.

4- Lider sultasına son veren ve parti içi demokrasiyi tesis edebilen,
bir yasa çıkarılmalıdır.

5- Seçim sistemi, parti listelerine değil, milletvekili adaylarına, oy
verilecek şekilde değiştirilmeli ve dar bölgeli, çift turlu olmalıdır.

6- Başta eğitim olmak üzere, devletin elinde olan tüm ekonomik
işletmeler, serbest piyasa koşullarına devredilmelidir.

7- Bireyin en başta yaşama ve mutluluğunu arama hakkı, devletçe
garanti altına alınmalıdır.

8- Devlet, asli görevleri olan "iç güvenlik", "dış güvenlik" ve
"adalet" dışında hiç bir kurum veya alanda olmamalıdır.

9- Genelkurmay başkanlığı, milli savunma bakanlığına bağlanmalıdır.

10- Devlet din işlerinden arındırılmalı, Diyanet İşleri Başkanlığı
lağvedilerek, bütçesi Milli Eğitim Bakanlığına devredilmelidir.

11- "ASKER-SİVİL tüm BÜROKRAT "lara ait:"LOJMAN-VASITA-TATİL-SPOR-EĞLENCE" yerleri, derhal özelleştirilmelidir.


Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Türkiye Objektivist Hareketi Basın Bülteni - 4

Türban Meselesi, üniversite sahiplerinin isteğine bırakılırsa çözülür

20 Eylül 2007


Yıllardır süregelen ve iki tarafın da haklı/haksız endişe ve/veya hak
arama gayretleri ile arapsaçına dönen "Türbanla eğitim mümkün mü?"
sorununun tek bir çözümü vardır:

Sorunun çözümünü serbest piyasa kurallarına bırakmak.

Üniversite sahipleri, üniversitelerine isterse sırf türbanlı, isterse
sırf başı açık isterse de karma öğrenci alacağını önceden ilan eder.
Böylece isteyen istediği üniversitede istediği kıyafetle okur.
Serbest piyasa kuralları (eğitimin kalitesi, oradan mezun olanların iş
bulma olanakları vb. kriterler) ile hangi üniversitenin para
kazanabileceği hangilerinin ise zarar etmek yolu ile piyasadan
çekileceği tayin edicisi olur.
Türkiye Objektivist Hareketi için "Peki devlet üniversitelerinde durum
ne olacak?" şeklinde bir soru anlamsızdır.
Türkiye Objektivist Hareketi, devletin eğitimin tamamından çıkması
gerektiğini daha önceki basın bültenlerinde duyurmuştur.
Devlet, asli görevleri olan "iç güvenlik", "dış güvenlik" ve "adalet"
dışında hiç bir kurum veya alanda olmamalıdır.
Şu anda "devlet üniversitesi" olarak adlandırılan üniversitelerde
hızla ve tamamen özelleştirilmeli, eğitim/öğretim ve bilim devlet emri
ile değil piyasa kuralları tarafından geçerli sahalarda
yürütülmelidir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur

Türkiye Objektivist Hareketi Basın Bülteni - 3 -

Devlet eğitimin her alanından çekilmeli ve Serbest Pazar kurallarına geçilmelidir

15 Eylül 2007


k.

Bir şirket düşünün ki 80 yıldır ne hizmet alan ne de hizmeti veren ortaya çıkan üründen memnun olsun. Bu şirketin ayakta kalması olası mıdır?

Devletin 80 yıllık eğitim-öğretim düzenleyiciliğinden bugün ne öğretmen, ne öğrenci ne veli ne de hükümetin kendisi memnundur. Bunun birincil sebebi de toplum adına karar verdiğini söyleyen insanların bu işin yönetimini, bu hizmetten yararlanacak olanlara vermemekte olan ısrarıdır.

Eğitim-öğretim kurumlarında devletin tekelinin kalktığı ve serbest piyasa kurallarına izin verildiği zaman, kötü hizmet veren okullar iflas ederek sistemden çekilecek, yetersiz öğretmenler işten çıkartılacak, gereksiz bilgilerle dolu müfredat çöpe atılacaktır.

Eğitim şirketleri, hükümet yetkililerine değil de anne-babalara hesap vermek zorunda kaldıkları zaman öğrencilerimiz varolan yetersiz ve herkesin şikayet ettiği bir sistemde gereksiz bilgilerle değil piyasa şartlarının gerektirdiği ve gerçek hayatta geçerliliği olan bilgilerle donatılarak mezun olacaklardır.

İyi bir eğitim alacak maddi durumu olmayan akıllı/çalışkan çocuklara da piyasa, kullanacağı iş gücüne yatırım amacı ile ya meslek okulları ve yüksek okulları açacak ya da eğitim bursları vererek yardımcı olacaktır.

Türkiye Objektivist Hareketi olarak devletin, asli görevleri olan iç güvenlik, dış güvenlik ve adalet dışında, her sektörden çekilmesini, serbest piyasa kurallarının işlemesine izin vermesi gerektiğine inanıyoruz.

Eğitim alanını da özel sektör ve piyasa koşullarına bıraktığında en doğru planlama ve kaynak aktarımı ile verimlilik ve kalite sağlanacaktır.

 

Kamuoyuna saygı ile duyurulur

Türkiye Objektivist Hareketi Basın Bülteni - 2 -

Gereksiz Yere Düzenlenen Referandumun Masrafını Kim Karşılayacak?

11 Eylül 2007

Daha basit bir anlatımla "Bundan sonraki Cumhurbaşkanı halk  oyu ile mi seçilsin, yoksa şimdiye kadar olduğu gibi TBMM üyeleri tarafından mı seçilsin?" diye halka sorulacak.

Siyasi Parti veya Sivil Toplum Kuruluşları arasında "Hayır Halk Seçmesin" diye propaganda yapacak var mı? İçlerinden öyle isteyen bazı parti veya kuruluşlar açık açık bunu dillendirecek mi?

Gerekçelerini "Halka bırakırsak işimize gelmeyen isimler seçilir, bu sebeple eski gibi devam etsin" söylemine mi dayandıracaklar?

Halkın içinden "ben seçmesini bilmem, beni böyle şeylerle uğraştırmayın. Ben bir kere oy vereyim sonra söz hakkım olmasın" diyen bireyler çıkacak mı?

Eğer bunlar olmayacaksa, "Hayır" cevabı ayıp, "Evet" cevabı doğal olan, böyle bir referanduma gitmenin gerekçesi eski Cumhurbaşkanı Sn. Ahmet Necdet Sezer'in, gereksiz olarak, olayı referanduma taşımasından başka nedir?

Bu referandumun maliyetini 103 Milyon YTL olacağı hesaplanmış.

Devletin ayrı bir cüzdanı yoktur ve yaptığı bütün harcamalar vergi mükelleflerinden toplanılan paradan karşılanmaktadır.

Türkiye Objektivist Hareketi olarak, bu masrafın, konuya dahil olmayan vergi mükellefleri yerine,   Sn. Ahmet Necdet Sezer'in emekli maaşından kesilmesinin en adil yöntem olacağını düşündüğümüzü belirtmek isteriz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur

Barış, huzur ve zenginlik dolu bir dünya için,

Sınırsız, ordusuz, silah tekelleri ve bürokrasi oligarşisinin olmadığı bir dünya için,

Emniyet kuvvetlerinin yalnızca ASALAKLARI "Haydut-kapkaçcı-terörist-hırsız-dolandırıcı-rüşvetci ve ırza tecavüz
ve tacizcileri" HEDEF alacağı bir DÜNYA devleti için,

DÜNYA OBJEKTİF DEVLETİ,
DÜNYA BAYRAĞI,
DÜNYA VATANDAŞLIĞI İÇİN İLERİ!
Dünyanın tüm Yaratıcı, yetenekli ve üretken insanları birleşiniz..!
Asalakları silkip atın sırtınızdan..!


" Hayırseverlik ve kendini feda SAFSATALARI ":bireyin sorunlarına Bİ- ÇARE felsefelerin: ÇOK ACI BİR İTİRAFIDIR..!
Objektivist Hareket- © Copyright 1998