AYN RAND'dan
Siyasi yönetimlerin en sevmediği şeylerin başında bireyin bağımsızlığı ve egonun vizyonu gelir.
Egonuzu ve kimliğinizi siyasi yönetimlere karşı koruyun.
 
Site search     
İnsan önce Tanrı'nın tutsağıydı. Zincirlerini kırdı. Sonra kralların tutsağı oldu. Yine zincirlerini kırdı. Artık hiçkimsenin tutsağı olmamalı.
AYN RAND

Toplum İstibdadı

 

A.B.D' li Bn.filozof Ayn Rand, toplum ve kolektivzm goygoycularına haddini bildiriyor:

 

‘‘Kolektivizm ve toplumculuk,subjektif bencilligin maskesidir. Din-devlet-millet-sag-sol, hangi kılıkta olursa olsun, kolektivizm:Bunlar adına bireyden “çıkarlarından fedakarlık” beklerken , “akıl-emek ve riski” inkar ederek, bireyi sömürmekten öte bir amaç taşımaz. ’’

Ayn Rand' ın elbette Özdemir İnce gibi toplum ve kolektivzm meftunlarından haberi yok. Yoksa böyle bir cümle kurmaya asla cesaret edemezdi.
Ama " toplum ve kolektivzm " çağdaş erdem ve değerler arasında yer almazlar!

*
Ayn Rand, toplum ve kolektivzm goygoycularına haddini bildiriyor:

" Özgürlük ve kapitalizmi kabullenmek için kişinin mutlaka Tanrıya, bir dine veyahut aşkın mistisizme inanması gerekmez.
Çünkü kapitalizm rasyonel bir zeminde savunmak mümkündür. Mantık ve akıl kapitalizmin tarafındadır, esir bir toplumla diktatörlükler rasyonel bir sistem olamaz ve insan mistik bir imanla özgürlüğe inanamaz . Kapitalizm mantıkla savunulup meşrulaştırılabilecek yegane sistemdir.
Dünyada ve ülkemizde, yaşamakta olduğumuz sistem kapitalist bir ekonomi değildir. Çağımıza da damgasını vuran mevcut sistem
karma ekonomidir. Özgürlük ve kısıtlamalarının bir karışımı olan ve diktatörlüğe doğru ilerleyen bir sistemdir bu."


Özdemir İnce elestiriyor: ‘‘İnsanların, Porto Allegre'de oldugu gibi, dayatılan küresel ekonomiye ve birey anlayısına ‘‘Hayır!’’ demeye elbette hakları var.’’ (Hürriyet, 17.02.03)

Evrensel değerlere saygımdan dolayı ‘‘Hangi haklara hayır?’’ diye sormuyorum.
Ama aynı saygıdan dolayı soruyorum : Hangi devlet ekonomisi, hangi koletivizm, hangi toplum?

*
Ayn Rand, toplum ve kolektivzm goygoycularına haddini bildiriyor:

" Toplumsal akımlara yön veren ve sosyal sistemleri yaratıp yıkabilme gücü fikirlerdedir. Onun için doğru fikirler ve doğru felsefe savunulmalı ve yayılmalıdır. Kapitalizmin tahribini de kapsayan modern dünyanın felaketleri alturist-kollektivist felsefenin sonucudur. İnsanların reddetmeleri gereken alturizmdir (diğergamlık, fedakarlık).
Alturizm, insanın kendisi için yaşama hakkının olmadığını, varlığının yegane meşruluk kaynağının başkalarına hizmet etmek olduğunu ve fedakarlığın en büyük ahlaki görev, değer ve erdem olduğunu savunan bir ahlak sistemidir. Bu sistem kollektivizmin ve bütün diktatörlüklerin kendilerine ahlaki açıdan meşruluk kazandırdıkları zemindir.
Özgürlük ve kapitalizme ulaşmak için insanlığın mistik, altruristik ve rasyonel bir etik koduna ihtiyaçları var. Öyle bir kod ki insanların birer kurbanlık hayvan olmadıklarını, ne başkaları uğruna kendilerinden fedakarlık ederek ne de başkalarından kendileri için fedakarlık etmelerini bekleyerek, kendi amaçları için yaşamaya hakları olduğunu açıklamalı ve savunmalı. Diğer bir deyişle, bugün dünyanın Objektivist etiklere çok ihtiyacı var."

Özdemir İnce ve benzerlerine göre, ‘‘ Topluma dayalı kolektivist piyasa ekonomisi ’’ ve ‘‘ Toplum haklarının ’’ = Adresi Bile Belli Değil.!
Özdemir İnce'ye göre herhangi bir ülke ve toplumun ‘‘küresel’’ olmaya hakkı yok.
Ama, belki de, Özdemir İnce'nin, yabanıl toplum ve vahşi kolektivist piyasa ekonomisi anlayışını reddederek, gerçekten demokrat ve birey haklarına saygılı olmamız çok daha mümkün.

*
Ayn Rand, toplum ve kolektivzm goygoycularına haddini bildiriyor:

“Düşünce dünyasının kalıpları” diye bir kavramı tanımıyorum ve aldırmıyorum. Bu kavram ancak düşüncenin kontrol altında olduğu ve düşüncelerden değil kollektivist sloganlardan oluşan “düşünce kalıplarının” varolduğu bir diktatörlüğe veya kollektivist bir topluma uygun olabilir. Mamafih bu sözlerin, her muciti, çizginin dışına çıkan ve hayata bir değişiklik sunmaya muktedir herkesi kamuoyundaki tartışmalardan uzak tutmak için söylendiğini duydum. Ben bir mucitim. Bu bir ayrıcalık ve onur nişanıdır, saklanacak ve özür dilenecek bir leke değil. Yeni veya değerli fikirleri olan herkes entellektüel statükonun dışında durur. Ama statüko bir “düşünce” değildir ki düşünce dünyasının yerine geçsin. Statüko durgun bir bataklıktır. İnsanoğlunu ileriye taşıyanlar mucitlerdir. Entellektüel bir güç ve ahlaki bir ideal olarak kollektivizm bugün ölüdür.
Fakat özgürlük ve bireycilik, ve onların siyasi ifadesi olan kapitalizm henüz keşfedilmedi. İnsanoğlunun bu değerleri keşfetmeye zamanı olacağını düşünüyorum."


*
Ayn Rand, toplum ve kolektivzm goygoycularına haddini bildiriyor:

"Ölmekte olan günümüz kollektivist felsefesinin bir sefalet, imkansızlıklar ve umutsuzluk kültüründen başka birşey yaratmamış olması dikkate değerdir. Zamanımızın, insanı başarısızlık, tükenmişlik ve yıkımla lanetlenmiş yardıma muhtaç, çaresiz ve akılsız bir varlık olarak yansıtan sanat ve edebiyat dünyasına bir bakın. Bu sunum bir kollektivistin kendi psikolojisinin itirafı olabilir fakat genel bir insan tasviri kesinlikle değildir. Eğer çizilen bu tablo gerçeğe uygun olsaydı mağaralarımızdan asla çıkamazdık. Fakat bugünlere gelmeyi başardık.
Etrafınızı ve tarihi gözlemleyin. İnsanoğlunun başarılarını göreceksiniz. İnsanlığın gelişmek için sınırsız bir kabiliyete sahip olduğunu ve bu kabiliyeti mümkün kılan işlevi farkedeceksiniz. O zaman insanın yaradılış itibariyle çaresiz bir mahlukat olmadığını, ancak aklını, o yüce işlevi kullanmayı ihmal ettiğinde o hale düştüğünü anlayacaksınız."

Ayn Rand' ın elbette Özdemir İnce gibi toplum ve kolektivzm meftunlarından haberi yok. Yoksa böyle bir yazı yazmaya asla cesaret edemezdi.
Ama " toplum ve kolektivzm " çağdaş erdem ve değerler arasında yer almazlar!

Özdemir İnce ve benzerlerine göre, ‘‘ Topluma dayalı kolektivist piyasa ekonomisi ’’ ve ‘‘ Toplum haklarının ’’ = Adresi Bile Belli Değil.!
Özdemir İnce'ye göre herhangi bir ülke ve toplumun ‘‘küresel ve bireysel’’ olmaya hakkı yok.

Ama, belki de, Özdemir İnce'nin, yabanıl toplum ve vahşi kolektivist piyasa ekonomisi anlayışını reddederek, gerçekten demokrat ve birey haklarına saygılı olmamız çok daha mümkün.

Kendi adımıza  ‘‘ Bireye karsı devleti ’’ çağdışı buluyoruz. Ve ‘‘ Devlet değil, birey kutsaldır.!’’ diyoruz.

Ve bizim düsüncelerimizi paylaşanlar hiç de azınlıkta değil.

Mantık, Amaç ve Kendine Saygı...!

AYN RAND'ın MAKALELERİ:


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Objektivist Hareket © 1998 | Terms Of Us