Ritm
& Politika - Jak Karako
New York sehri Belediye Meclisi secimlerine Liberterian Parti'den aday
olan Jak Karako ile gectigimiz Temmuz'da NY'da gorustuk.
Pinar Kucuktepe
Bize kendiniz hakkinda kisaca bilgi verebilir misiniz? BU 89 mezunuymussunuz yanilmiyorsam?
Tabii, daha once ben Istanbul Lisesi'nden mezunum. Ben mezun olduktan sonra Nisantasi Anadolu lisesi oldu. Dogma buyume Istanbulluyum. Biz Yahudi aslliyiz. Cok eskiden, Ispanya'dan gelmis, kokleri Ispanyol bir aile. Hatta bugun evde hala Ispanyolca konusuruz. Bunun cok yarari var, NY'da yasadigim icin. Buradaki hispanic'ler Ispanyolca bilmeyen insanlara cok yabanci bakiyorlar. Ozellikle politik acidan... Sokakta insanlarla konusurken bana "Ingilizce bilmiyorum" gibi imalar yapiyorlar, beni gecistirmek icin. Ben de Ispanyolca konusmaya basliyorum, o zaman mecburen dinliyorlar. Daha da sicak bakiyorlar...
Herneyse, 1985'te BU Ekonomi'yi kazandim. 89'da mezun oldum. Ondan sonra 1 sene bosluk var. Turkiye'de 1 sene calistim. Sonra baktim, gelecegimi Turkiye'de gormedim acikcasi, bir cok insan gibi... 1990'da da Isletme master'i icin buraya geldim. Florida Teknik Universitesi'nde Isletme master'i yaptim. Bu okulun iki onemli bolumu var. Biri uzay bilimleri-aeronautics, digeri sualti bilimleri-oceanography. Isletme bolumu de cok teknik bir programdi. Pazarlama, finans gibi dersler yoktu. Orada da oyle bir egitim aldim... 1991'de mezun oldum, 1,5 yillik hizlandirilmis isletme programiydi benim aldigim. Ondan sonra bir kac yil Baltimore'da yasadim. Sonra da New York'a yerlestim.
Isiniz acisindan iyi bir sehirdesiniz. Finans alaninda calisiyorsunuz.
Aslinda buraya geldigimden beri 10-15 farkli yerde calistim. Ilk geldigim yillarda ekonomi iyi degildi. 91-94 arasi cok zordu. Ilerliyordu ama is alanlari cok kisitliydi. Ancak yaptigim islerin hepsinde finans ile ilgili projelerin icindeydim. Bir ara bir tekstil sirketine girdim. Cok ilginc projelerle ugrastik. Depo otomasyon ve barcode sistemleri kurduk. O isimin baglantisiyla once Citibank'a sonra da Axa'ya gectim. Su anda Axa'da Finans Sistemleri Uzmanligi yapiyorum. Bir de buna paralel olarak bir ikinci hayatim var. O da yine politikayla ilgili degil..
Dans kariyeriniz...
Evet, bundan yaklasik yedi yil once salon danslarina ilgi gosterdim. Baltimore'da basladim, sonra NY'da devam ettim. 3,5-4 yil once de Arjantin Tangosu'na gectim.
Dans meraki da aileden, Ispanyol koklerinizden mi geliyor? :)
Yok, ailede hic yok.. Annem duymasin :) Yalniz Turkiye'de folklor yapardim.
Bogazici'nde dans klubu var. Orda ilgilenmis miydiniz?
Simdi var. Biz mezun olduktan sonra acmislar. Gittik, zevkle de seyrettik. Tebrikler...
Tango'yla ugrasmaya basladim dediniz. Sonra?
Sonra burda Metin diye bir arkadasimiz var. Almanya'dan, yasit bir arkadas. Dunyanin sayili ogretmenlerinden bir tanesidir Arjantin Tangosunda. Onun da destegiyle, liderligiyle diyeyim, burda bir tango okulu actik NY'da. Onun yaninda ben Metin'in partnerligini ve menajerligini de yapiyorum ayni zamanda. Su anda 11 tane okulumuz var. Besi Amerika'da, Turkiye'de Istanbul, Eskisehir ve Ankara'da, bir tane Kanada'da, bir Almanya'da bir de Slovenya'da olmak uzere. Okulun adi da (Jak teybe dogru egilerek sesini yukseltiyor :) "Baila Tango".
Tango'dan cok zevk aliyorsunuz?
Evet, hem artistik olarak, hem de entellektuel olarak beni en cok tatmin eden dans Arjantin Tangosu.
Cok zor bir dans mi? Ogrenmek ne kadar zaman aliyor?
Aslinda kolay bir dans. Uzaktan zor, karmasik gorunuyor. Sadece ogretme teknikleri biraz eski kaldigi icin diger danslara gore. Ogrenmek icin zaman kisiden kisiye degisiyor. Yalniz ders alip dersin disinda dans da eden birinin gelismesi cok farkli olur tabii ki. Calismanin siniri yok. Bizim Baila Tango olarak kendi ogretim stilimiz var. Bize gelen ogrenciler de o yuzden bizde kaliyorlar.
Baska hangi ulke ve bolgelerin tangosu var?
Tango denildiginde iki tur, bir Uluslararasi salon danslari tangosu var, bir de Amerikan tangosu. Bu ikisi Arjantin tangosuyla yakindan uzaktan ilgili degil. Yalnizca isim, ve muziklerde bir benzerlik var. Tango dedigimiz zaman biz sirf Arjantin tangosundan bahsediyoruz. Bir de yerel tangolar var. Onlarda her ulke kendinden birseyler eklemeye calismis. Mesela Finlandiya tangosu diye bir sey var. Ben duymadim ama kendi muzikleriyle boyle degisik bir tango yapiyorlarmis.
Peki tekrar politikaya donelim. Ailenizde, cevrenizde veya okulda iken tanidiklariniz arasinda politikayla ilgilenen kimse var miydi?
Hic kimse yoktu. Ne dansla ne de politikayla ilgilenen kimse yoktu. Ben politikaya nasil girdigimi anlatayim: ben bundan alti sene once bir felsefe ile karsi karsiya geldim. Adi Objectivism. Gerci felsenin icinde benim fikrimi degistiren fazla birsey olmadi ama kendi fikirlerimin koklerini anlayip daha iyi mudafaa edebilmem acisindan cok yararli oldu. Ve ben bu felseyle ciddi ciddi ilgilenip okumaya arastirmaya basladim. Bir de, ozellikle Turklerle burda konusurken goruyorum ki bu felsefeye Turkler cok yakin. Mesela Amerikalilar o kadar acik degil felsefeye, ama biz sorunlarin icinde yasadigimiz icin... Bu sorunlarin cevabini objectivisim vermis. Turkiye'de ne ogretmenlerimizden, ne buyuklerimizden, -politikacilari saymiyorum bile, onlar apayri bir grup-, ne sozde entellektuellerimizden ne de kendilerini gercekten entellektuel saydigimiz, saygi duydugumuz insanlardan bu vizyonu gormemisiz. Dolayisiyla onlari da biraz sucluyorum. Insan saygi duydugu insanlardan hayata bakislarinin biraz daha farkli, biraz daha dogru duzgun olmasini bekliyor... Sozun kisasi politikaya girisim bu felsefe ile oldu. Ancak ben yuzde yuz objectivist de degilim, bunu da ifade edeyim
Objectivisim yeni felsefe akimlarindan bir tanesi mi? Ozu nedir, neyi savunur, biraz aciklar misiniz?
Bu felsefe 1940'larda formule olmaya baslamis. Ayn Rand adinda bir filozofun formule ettigi, cok evrensel olmakla beraber bugunun kosullarini da iceren, gerecek hayatla felsefeyi birlestiren bir akim. Ozunde bir Aristo'nun ifade ettigi "gercek gercektir. gercek etrafta goren olup olmadigiyla degismez." dusuncesi var. Politik acidan da objectivisim tam ozgurlugu savunur. Dunyada bugun tam ozgur olan ulke yok. Bize gore, en kucuk azinlik olan birey haklarini savunmayan bir yonetimle krallik rejimi arasinda hicbir fark yoktur. Demokrasilerde %51 secer, kalan %49'u yonetir, istedigini yapar. Krallikla pek farki yok. Dolayisiyla politik sistemlerin birey haklarini cignemeyecek bir baza oturtulmasi lazim. Bizim partiyle bu gorus cok uyusuyor. Yalniz bizim partinin icinde de bu felsefeyi tam anlamamis veya biraz degistirmis insanlar var. Dolayisiyla felsefenin destekcileriyle partinin destekcileri biraz ayrilmis durumdalar. Biz bu kopruyu tekrar kurmaya calisiyoruz.
Peki buradan politikaya gecisiniz nasil oldu?
Bu felsefenin kurucusunun iki tane romani var. Okundugunda gercekten de insanin gozlerine yaslar getirecek derecede guzel iki kitap. Biri The Fountainhead, biri de Atlas Shrugged. Gecen sene Amerika'da 20. yy'in en effective kitaplari secildi. Federe hukumetin yaptigi bir arastirma bu. Ilk kitap tahmin edebileceginiz gibi Incil cikti. Ikinci kitap da Atlas Shrugged cikti. Cok ilginctir, bu kadar kitap arasinda... 1957'de basilmis bir kitaptir bu. Ve kitapta yazilan hersey gunumuz hayatina virgulune kadar uyuyor. Hatta objectivistler icin bu kitabin ayakli pankarti derler. Ben de surekli reklamini yapiyorum hayatimi bu kadar degistirmis bir kitap oldugu icin. Iste, dort bes sene bunlari okuduk. Sonra gecen yil, yaz oncesi politika ile ilgilenmeye basladim. Amerika'da cogu kisim halk politikayla ilgilenmiyor. Oy vermek, secmen kutuklerine girmek bile zorunlu olmadigi icin. Uzaktan uzaga okurlar sadece biraz. Kutuklere girme orani %60-65 civarinda. Bunun da en buyuk secimlerde %50'i oy veriyor. Belediye secimlerinde bu oran %20'lere dusuyor. Bir secimde asgari 2 adayin oldugunu dusunursek %11'le secilmis insanlardan bahsediyoruz. Yani aslinda Amerika'da liderleri secen kisim cok elit bir kitle. Yani %5, %95'i yonetiyor. Buna baktiginda diyorsun "hayatimda begenmedigim, sevmedigim seyler de var. bunlari kimse degistirmeyecekse ben degistireyim". Politikaya baska turlu nasil girilir ki zaten? Ha, bir de kotu niyetin olur, sistemi biraz da ben sogusleyeyim dersin, bizde oldugu gibi :)... Bundan bir sene once etrafimdaki partileri inceledim. Iki buyuk partide, Cumhuriyetciler ve Demokratlarda begendigim noktalar vardi. Ancak begenmedigim noktalar o kadar kokte ki, kendimi onlardan biri gibi hissedemiyorum. Burda bir terim vardir, "political homeless" diye. Ben de bu haldeyim, kendime politik parti ariyorum, evim yok. Neyse, incelerken Liberterian parti ile de tanistim. Kucuk olmasina ragmen, felsefesini okudum. Daha ilk paragrafta "tamam" dedim. "budur benim aradigim, ben evimi buldum".
Partinin bir kere tek prensibi var. Bundan da taviz yok. Diyor ki "sosyal, ekonomik veya politik amaclara ulasmak icin kimsenin kimseyi zorlamaya hakki yoktur". Dusundugunde bunun uygulama alani o kadar cok ki. Bugun hukumetlerin calisma anlayislarina bakarsak, her alanda zorlama vardir. Hukumet kanunla, yaptirimla is gorur. Prensibinde "lutfen" demek, ikna etmek yoktur. Eger dedigini yapmazsan hapse atarlar seni. Bu da insan haklari, birey haklarini sifirlayan bir uygulama. Dolayisiyla hukumetin rolune bir daha bakmak lazim. Turkcede yanlis kullanilan, "anarsist" diye bir kelime vardir, insanlari olduren, eylem yapan kisi sanilir. Halbuki Ingilizcede anarchism bir hukumetin olmadigi ortamlari anlatir. Ben "anarsist" degilim, onu demek istiyorum :) Hukumetin olmasini savunuyorum, ama daha cok bir lider, bir yonlendirici, bir supervisor olarak olmasini... Bir takim islere de girmemesini. Mesela hukumet insanlari birbirini oldurmekten korumali, yani bir polis gucu bulundurmali elinde. Yargi olmali, ordu olmali. Ancak bunun disindaki fonksiyonlari yol gostermekten oteye gitmemeli. Iste gecen sene NY'da baktik, Liberterian parti burda yok. Sagdan soldan birkac kisi toplandik, biraz konustuk ve dedik "biz baslatalim", ve partiyi kurduk. Ilk yaptigimiz toplantiya yaklasik 30 kisi gelmisti. Sonra ben disinda bunlardan hicbiri devam etmedi. Araya bir yaz girdi, birsey yapmadik. Sonbaharda resmi olarak partiyi kurduk, baska insanlar geldi katildi. Parti birkac yil once varmis Manhattan'da, ancak buyuk bir fiyasko olmus, butun elemanlari da bu yuzden elini etegini cekmisler. Biz de sifirdan baslattik. Ve su anda buyuk bir ivme var partinin icinde. Ben belediye secimlerine adayligimi koydum. Mecliste 51 tane adaylik pozisyonu var. Yani aslina bakarsan bir iki kisi secilip girmek birsey degil. Ben aday olunca bir arkadas daha "ben de oluyorum" dedi. Bize yukaridan, NY eyalet parti yonetiminden tepki geldi. "Delirmissiniz siz, paranizi bosa atiyorsunuz" dediler. Destek gormek bir yana, bir de asagilandik! Fakat hic aldirmadik. Partiyi biz kurduk, kimseyi de dinleyecek degiliz. Zaten, olusan ivme ile su anda meclis icin 9 tane adayimiz var bizden aldiklari cesaretle ortaya cikan. Bu da partinin Manhattan'da, NY'daki tarihinde gorulmemis bir sey. Hatta yarin bu sayi 10'a da cikabilir. Bunun disinda Manhattan genelinde ve diger Belediye genelindeki pozisyonlardaki adaylarla birlikte bu secimlerde 14 adayimiz var. Parti 1970'ten beri var, ve ilk kez boyle bir hareket olusmus burada. Nereye gidecek belli degil.
Bir de insanlar artik ucuncu partilere sicak bakiyorlar. Oy verme orani biraz da bundan kaynaklaniyor. Iki parti birbirine artik o kadar yakin ki insanlar alternatif bulamiyorlar. Her ne kadar birbirlerinden cok farkli gorunuyorlarsa da insanlarina, temellerine bir bakin, o kadar da uzak degiller birbirlerine... Ayrica bu adamlar politikanin profesyoneli. Heryerde kasarlanmis politikaci vardir ama Amerika'ya geldiginizde gercek kasarlanmis politikacilarin kim oldugunu goruyorsunuz. Bunlarin yanina yaklasmak kolay degil. Fakat Amerika'da ozgurluk var, aciklik var. Biz diyoruz ki eger bizim fikrimiz dogru ise biz kazanacagiz. Butun is bu fikri insanlara duyurmak, pazarlamak. Turkiye'de bu yol acik degil, ama burda bu sansiniz var. Su andaki en buyuk ihtiyacimiz da partinin bu reklam, promosyon kampanyasini goturebilecek destegi bulmak. Cevremdeki herkesten ulasip istedigim sey bu. Bildiklerinize, arkadaslariniza soyleyin, cebinize bir bakin fazladan birkac dolariniz varsa kampanyamiza bagislayin...
Secimler ne zaman?
6 Kasim'da. Bundan once de buyuk bir imza kampanyasi var. Oy pusulasina girebilmek icin imza toplamak lazim. 10 Temmuz'dan baslayip yaklasik alti hafta icinde 2,500 tane imza toplamam lazim. Her adayimiz icin bu sayida imzaya ihtiyac var.
Peki partiniz ne kadar buyuk? Kayitli uye sayiniz nedir?
Su anda Manhattan'da yaklasik 300-400 para verip uye olmus kayitli destekcimiz var. Tabii partilerin gucu daha cok kayitli secmenlere bakilarak soylenir. Liberterian parti NY eyaletinde henuz resmi bir parti degil. Bunun sarti dort yilda bir eyalet bazinda yapilan secimlerde 50,000 oy almak. Simdiye kadar bu gerceklesmemis. 50,000 oy alabilsek gercek sayimizi bulacagiz, cunku su anda resmi parti olmadigimiz icin pusulalarda partinin adi yok. Su anda ABD'de 35 eyalette resmilesmisiz. Eyalet secimleri gelecek sene. Bu yil icinde belirli bir ivme kazanirsak seneye bu sansimiz olacak...
Peki diyelim ki Belediye meclisine girdiniz. Belediye meclisi ne yapar? Yonetimde
ne gibi bir rolunuz olacak?
Kampanyanizda goruldugu kadariyla dort ana tema var. Biri okullarla, egitim
sistemiyle ilgili degisiklikler. Digeri sosyal mekanlarda muzik ve dansa getirilen
kisitlamalarin kaldirilmasi, biri yeni bir metro hatti insasinin ozel sektore
verilmesi, bir de sehir borcunun azaltilmasi.
Meclis Belediye baskaniyla calisan, daha dogrusu onu dengeleyen bir grup. Ama bu City Council bizdeki belediye meclisinden farkli. Belediye baskaninin zaten bir kendi grubu var. Bu meclis ise baskanin yaptiklarini onaylamak veya reddetmekle yukumlu. Her turlu butce harcamalari, duzenlemeler uzerine karar veme yetkisi var. Fakat 51 kisiden olusan kalabalik bir grup oldugudan gayet ineffective calisiyor. Bu sehir, meclis olmadan daha rahat calisir desek yeri. Bosu bosuna para harcayan bir mekanizma.. Belediye baskanini kontrol eden baska mekanizmalar da var, bir de bu kadar kalabalik bir meclise gerek yok bizce. Ileride yapacagimiz islerden biri de bu meclisi kucultmek olacak.
Yapmak istediklerimizin basinda, NY ABD'den en cok vergilendirilen sehirlerden bir tanesi. Federal, eyalet ve sehir olmak uzere uc katli bir vergi sistemi var. Onun ustune de %8.25 KDV var. Turkiye ile karsilastirdiginizda bu rakam fazla degil ama ABD icin cok yuksek. Turkiye'yi kayit disi ekonomiye iten en buyuk etken bu vergilerdir zaten. Ikincisi NY sehrinin 40 milyar dolar borcu var. Bunun her sene faizi odeniyor, geri odeme yapilamiyor. Bir de bunun uzerine herkesin birseyler yapma vaatleri var. Bu para agacta yetismiyor. Ekonomik gerceklerle insanlarin gozunu boyamak icin soylenen politik gerceklerin farki her yerde sonunda yine gelir sizi vurur. Turkiye su anda bunun cok agir faturasini oduyor. Insan kendi parasi olmadigi zaman oyle kolay harciyor ki. Icraatlerden bahsederken "ben bunu yaptim, sunu kurdum" derken aslinda halkin parasindan bahsediyorsunuz. Onlarin cebinden zorla aldigin vergilerle, yarisi belki de fazlasini kendi isine, belediyenin icine harcamissin. Damladan kalani da geri dagitiyorsun. Bunu da basari olarak gosteriyorsun. Biz bunu degistirmek istiyoruz. Gordugumuz; politikacilar yanlis degil. Sistem yanlis. Biz sistemin degismesinden yanayiz. Birakin insanlar kendi hayatlari hakkindaki kararlari kendileri versinler. Saglik, emeklilik, egitim gibi cok onemli kararlar var insan hayatinda. Bu kararlari bizler adina politikacilar vermeye calisir. Ben finans uzmaniyim. Emekliligi senden mi ogrenecegim, kendim mi planlayacagim daha iyi? Hukumet emeklilik sigortasi kesintisi yapiyor, ben bankaya yatirsam getirisi daha fazla olur. Bunlardan bahsediyoruz. Mecliste bu borclari ve vergileri azaltmak, bunun icin de bir takim harcalamari durdurmak icin calisacagiz. Bir takim islerden, projelerden de belediyeyi cekmeye calisacagiz. Ucuz ve kaliteli isi ozel sektor yapar. Bu isleri, hizmetleri olabildigince ozellestirmek lazim. Bir Metro projesi var yillardir konusulan. Projeye gore hattin yapimi 10 yil surecek, 10 milyar dolar harcanacak. Bunu politikaci soylerse sen rakamlari ikiye katla. Ben o hattin uzerinde yasiyorum. Sokagimda 10 yil kazma gurultusu, trafik sefaleti istemiyorum. Ozel sektor on yil ugrasmaz. Bir kismini bitirip acar, calismaya devam eder. Actigi kismi da isletir, daha ucuza getirir diyoruz.
Ikinci konu egitim. Ogrencilerin %75'i her yil sinifta kaliyor. Okullarin kapatilmasinda buyuk engeller var. Ogretmen isten atilamiyor. Effective bir sistem degil. Ogretmenin ogrenci uzerinde disiplin kurmasi sansi yok. Aile mutlaka egitimi sahiplenmeli. Burda ilk-orta ogretim bedava. Biz ailelere soz hakki verilmesini savunuyoruz.
Kampanyanizda su anda ne gibi calismalar, etkinlikler yapiyorsunuz? Nasil destek ariyorsunuz?
Her yerden destek ariyoruz. Dernekler var. "Bizim destekledigimiz adaylar" diye aciklama yapan, endorsement veren gruplar var. Ornegin kadin topluluklari. Onlarin destegini aldiginizda kadin secmenlere ulasma sansiniz artiyor. Hos, rakiplerimden biri kadin ama. Bakis acimizin onlara daha yakin oldugunu anlatirsak sansimiz olacaktir. Onun disinda 90 tane gonullum var. Imza ve para toplama kampanyalarina yardim eden. Ozellikle maddi kaynak yaratmak icin kucuk toplantilar, eglenceler duzenliyoruz. Partiler. Bunlar cok onemli. Basin kampanyamiz henuz yok. Basilmis brosurlerimiz var dagittigimiz. Para kisitli ve henuz erken medya icin. En buyuk masraf da pul masrafimiz olacak. Hem isim olarak, hem de partinin prensipleri olarak tanimalari lazim bizi. Dolayisiyla direct mail ve insanlarla birebir konusma ortami yaratan public speaking firsatlarini arastiriyouz.
Sizin adayliginizi koydugunuz bolgenin buyuklugu hakkinda fikir verebilir misiniz? Kac secmen var bolgenizde?
Kayitli secmen sayisi 96,000. Yaklasik 50,000 kayitli olmayan secmen var. Bir de secmen olamayacak 10,000 kisilik bir nufus var. En son secimlerde alinan oy oranina, sayisina bakarsaniz durumun vahimligi ortada. Kazanan adayin aldigi oy sayisi 14,000! Hem de buyuk farkla almislar. En yakin aday 3,000'de kalmis.
Bolgenin su andaki secilmis adayi hangi partiden?
Demokrat Parti. Bu bolgede herkes demokrat. Mecliste 51 iskemleden 45'i Demokrat. 6'si Republican. Manhattan'daki 10 iskemleden 10'u da demokrat. Yani rakibim demokratlar.
Sansinizi nasil goruyorsunuz?
Dedigim gibi, butun is o oy vermeyen 80-85,000 kisiyi aktive etmek. Bunun tek yolu da mesaji onlara ulastirmak. Ayrica, bu bir proses. Bu yil kazanmak istiyoruz. Ama kazanmasam da onemli degil. Arkamda yeterli destek gorebilirsem bu surec devam edecektir.
Kampanyaniza Turklerden destek var mi bu bolgede? Bolgenizde Kac Turk var?
Burdaki butun Turk dernek ve organizasyonlariyla temas halindeyiz aslina bakarsan. Bize onemli destek veriyorlar, ama tabii buna ivme kazandirmak lazim. Ne kadar cok yayilsa, duyulsa o kadar guzel olur. Tabii non-profit organizasyon olduklari icin dogrudan isin icine giremiyorlar. Daha cok sahsi destek var. Ama guzel bir cevap aliyorum. Bir de burdaki Turklerin cogu vatandas olmamis. Oyle olunca secmen olarak bana bir etkileri olamiyor. Ancak maddi ve kampanyada gonullu calisarak, imza toplayarak yardim edebilirler. Ama bu bir surec. Bizi gorup onlar da yavas yavas biz de vatandas olalim, politikaya girip birseyleri degistirelim diyeceklerdir.
ABD'de tanidiginiz duydugunuz kadariyla sizin gibi politikaya soyunmus baska Turk var mi?
Yok. Ilk ben ortaya ciktim. Eskiden bir iki secime katilmis insanlar varmis tabii, ama politik secimler degil. Yerel, okul yonetim kurullari gibi...
Partinizin yabancilara bakisi nasil? Yabanci politikaniz nedir?
Amerika yabancilardan olusmus bir ulke zaten. Bizim platformumuz butun sinirlarin acilmasi. Ulkelere verilmis kotalarin, vize sinirlandirilmalarinin kalkmasi, kapilarin herkese acilmasi lazim Bunun karsiliginda da ABD'deki sosyal sigorta sisteminden beklentileri olmasin diyecegiz. Buraya gelen insan zaten hayatta beklentisi olan insandir. Simdiki yonetim "bu insnlar bize yuk olacak" gibi yanlis bir noktadan yola cikiyor. Bizce ilk asamada universiteye gelen her yabanciya otomatik green card verilmeli. Cunku bunlar kalifiye insanlar.
Peki bu tip gorusler sizce biraz utopik degil mi? Tepkiler bir yana, uygulaninca ortaya cikacak sorunlara ne kadar hazirliklisiniz?
Elbette, bizim tuttugumuz butun yollar, pozisyonlar biraz extreme. Bunu kabul ediyorum. Ama bu dogru bir seyse, mesela sagligin extreme'i olmaz. Ne kadar saglikli olursan o kadar iyi. Dolayisiyla fikirlerimiz dogru ise bunlarda extreme olmakta sakinca gormuyoruz. Bunun sonucunda ne olur? Amerika cok daha aktif bir ulke haline gelir. Daha uretken olur. Burasi cok buyuk bir ulke. Yalniz o sigorta sisteminini kontrol etmek gerekiyor, buraya gelenlerin sistemi kotuye kullanmasini engellemek icin.
Turkiye'deki politik gundemi takip ediyor musunuz? Ne kadar ilgilisiniz?
Takip ediyorum fakat az. Bence her ekonominin bir asalak besleme kapasitesi vardir. Turkiye bu kapasiteyi coktan asmistir. Hirsizlik hirsizliktir. Zenginden alip fakire veriyorum deseniz bile ayni sey. Turkiye yillardir en uretken kesimden geleni en hazir yiyen kisima aktariyor, kapitali en gereksiz en bos islere harciyordu. Su anda Turkiye'de en buyuk yatirim hukumete yapilanlar. Serbest piyasalarda boyle bir problem olmaz. O yuzden maalesef diyorum, Kemal Dervis dogru yolda. Maalesef diyorum cunku hirsizin elindekini almak kolay degil. Asalak farketmis ki kan gelmiyor, diyor ki birinin bu kaynagi bulmasi, acmasi lazim. Kemal Dervis kaynagi actigi anda onu devre disi birakip kan emmeye devam etmek isteyeceklerdir. Keske bunlari yapmasaydi, maalesef bu dibi degil herseyin. Kan kurusaydi, asalak olseydi ve ise bastan baslansaydi keske. Halkin gozu acilmiyor. Ama bir suru de "eger" var isin icinde. Dervis'in begenmedigim tek bir isi var: Bir Rekabet Kurulu olusturdu ki Turkiye'nin belki de uzun vadedeki en ciddi problemi olabilir. O da Amerika modelinden alinmis yanlis bir parcadir.
Bogazici ile ilginiz su anda ne duzeyde?
Az. Cok az. Beraber mezun oldugum ekonomist arkadaslarimla surekli bir temasim var. Mezunlar Dernegine zamaninda uyeydik, simdi artik yok.
Politikada hedefiniz nedir?
Baskan olmak :)
Tabii Anayasa burda dogmayan insan baskan olamaz diye kisitlama getiriyor, ama
benim soyledigim "hersey degisir, anayasalar da degisir". Is oraya
gelince bu madde de degistirilir.
Baska mesajiniz var mi mezunlarimiza?
Tek soyleyebilecegim: Destege cok ihtiyacimiz var. Vakti olan, katkida bulunmak isteyen herkesi, ozellikle New Yok'daki arkadaslari bizimle calismaya, destek vermeye davet ediyorum.
Size soylesi icin cok tesekkur ediyor, basarilar diliyoruz.
Jak Karako'nun kampanyasi ve tango okuluyla ilgili bilgileri icin
http://www.electjak.org
http://www.bailatango.com