AYN RAND'dan
Siyasi yönetimlerin en sevmediği şeylerin başında bireyin bağımsızlığı ve egonun vizyonu gelir. Egonuzu ve kimliğinizi siyasi yönetimlere karşı koruyun.
"PARA"nın:
Tüm kötülüklerin temeli olduğunu mu düşünüyorsunuz?
"Feodalizm veya E.Kant mistizmi - Marx kolektivizmi veya sözde modern
liberalist devletçiler - vs" lere dikkat ediniz:
Onlar hala " paranın": tüm kötülüklerin anası olduğunu -tabii: her
derdin devası hükümet parası hariç(!)- iddia ediyorlar.
Yani aynen tüm kötülüklerin anasını "şeytan" olarak gören eski mistikler
gibi..!
PARA
VE KÖTÜLÜK Demek paranın bütün kötülüklerin temeli olduğunu düşünüyorsunuz? Peki para
neyin temeli, onu hiç düşündünüz mü?
Para bir değişim aracıdır ancak hizmet veya mallar üretilmediği ve bunları
üreten insanlar olmadığı sürece varlığının hiç bir anlamı yoktur. Para, ticaret
yolu ile bir değere karşılık bir değer vermek isteyen insanlar arasında değiş-tokuş
isteğinin maddi bir şeklidir. Para, sizin ürününüzü gözyaşları ile ele geçirmeye
çalışan beleşçilerin, sizden zorla almaya çalışan yağmacıların kullandığı
bir araç değildir. Para sadece üreten insanlar için bir anlam ifade eder. Sizin kötü bir şey dediğiniz bu mu?
Çabanızın karşılığı olan bir parayı kabul ettiğiniz zaman, bunu sadece başkalarının
ürünlerini onların rızası ile alabilmek için kabul edersiniz.Bu inanç, paranın
kendisine değer veren beleşçiler veya yağmacılara uygun değildir. Ne gözyaşı
denizleri ne de dünyanın bütün silahları cüzdanınızdaki kağıt parçalarını
yarın da tok kalmanızı sağlayacak ekmeğe dönüştüremez. O kağıt parçaları,
üreten insanın enerjisi üzerindeki iddianızdır.
Cüzdanınız, dünyanın bir yerlerinde paranın kökeninin ahlaki bir prensip olmadığına
inanan insanların bulunduğuna dair umudunuzdur. Sizin kötü dediğiniz şey bu mu?
ÜRETİMİN TEMELİ
Üretimin temelinin ne olduğunu hiç düşündünüz mü? Örneğin elektrik
üreten bir jeneratöre bakın, onun düşünme yeteneğinden yoksun kas gücü sahibi
insanlar tarafından üretildiğini söyleyebilir misiniz?
Bir buğday tohumunu, üretimi ilk defa gerçekleştiren insanın zekasını miras
almadan, büyütmeye çalışın. Sadece sağa sola koşturarak yiyecek elde etmeye
çalışın - bütün bunlardan sonra üretimin ve dünyadaki bütün zenginliklerin
temelinin insan zekası olduğunu göreceksiniz.
Ama siz paranın gücü olanın, zayıf olanın pahasına, kazanıldığını söylüyorsunuz.
Güçten ne anlıyorsunuz? Bu güç silah veya kasların gücü değildir.Zenginlik
düşünme kapasitesine sahip insanın ürettiğidir. O zaman yeni bir motor icat
eden kişi, bunu icat edemeyenin pahasına mı
para kazanmış oluyor? Para zeki insanın, aptalın pahasına kazandığı bir şey
mi? Hırslı olanın, tembel olanın pahasına kazandığı bir şey mi?
Para, yağmalanmadan veya gasp edilmeden önce, yaratılmak zorunda ve paranın
yaratılmasını her dürüst insan kendi gücünün sınırları oranında gerçekleştirebilir.
Dürüst insan, ürettiğinden daha fazla tüketemeyeceğinin farkında olan insandır. Sizin kötü dediğiniz şey bu mu? TİCARET İYİNİYETİN DÜSTURU
Para yolu ile ticaret, insanın iyiniyetinin düsturudur. Paranın dayanağı,
her insanın kendi zekası ve gücünün sahibinin gene kendisi olduğu gerçeğidir.
Para, çabalarınızın değerini bulmak için bir başka insanın bu çabaya değerini
vermesi dışında hiçbir güç emredemez.
Para, sizin ürettiğinizi ve işgücünüzü satın almaya değer bulan insanlara
bu olanağı sunmaktan daha öte bir anlam taşımaz, özgür bir ortamda alışveriş
yapan insanların karşılıklı çıkar sağlayacağı anlaşmalardan başka bir şey
sağlamaz. Sizden insanların kendi çıkarları ve kazançları için çalışmak zorunda
oldukları gerçeğini kabul etmenizi ister.
Sizin zayıflıklarınızı insanların aptallığına değil, yeteneğinizin insan zekasına
pazarlanmasını şart koşar. Bunun karşılığında da siz insanların ürettiği herhangi
bir kalitesiz ürünü değil, paranızın satın alabileceği en iyisini istersiniz.
Ve insan zorlama değil de karşılıklı anlaşma ile ticarete başladığında, en
iyi ürünü satan, en iyi performans sahibi, en iyi yargılama ve yetenek
sahibi olan kazanır.Yani insanın satmak istediği ürün ne kadar iyi ise aldığı
ödül de o kadar büyük olur. Bu tür bir yaşam şeklinin varlığı ancak paranın
değişim aracı olarak kullanıldığı bir ortamda mümkündür. Sizin kötü olarak gördüğünüz bu mu? PARA SADECE BİR ARAÇTIR: AMAÇ
DEĞİL..! Parayı amaç edinen bir insan: paranın aracı olmaktan kurtulamaz.
Ancak para sadece bir araçtır. Sizi istediğiniz yere götürür ama arabanın
sürücüsü hala sizsiniz. İstekleriniz karşılanması için size aracılık
edecek ama isteğin yerine geçmeyecek. Para nedensellik kuralını tersine çevirmeye
çalışan insanın, yani belli bir zekanın ürünü olan şeye
el koymaya çalışan insanın kamçısıdır. Para ne istediğini bilmeyen insana mutluluk, zekası olmayan insana bilgi,
korkak olana diğer insanların hayranlığını
ve ne aradığını bilmeyene bir hedef satın alamaz.
Para onurlu ve isteğe bağlı bir değiş-tokuşun aracı olmayı bırakırsa, insanlar
onun aracı olmaya başlarlar. Kan, kırbaç, silah veya para.
Seçiminizi yapın - çünkü başka bir seçenek yok ve zamanınız gittikçe daralıyor.
Paranın
iyi şeylerin kökeni olduğunu anlayıp kabul etmediğiniz müddetçe kendi yıkımınızı
hazırlıyorsunuz demektir. Para onurlu ve isteğe bağlı bir değiş-tokuşun aracı
olmayı bırakırsa, insanlar onun aracı olmaya başlarlar.
Sadece
ona ihtiyacı olmayan, hangi noktadan başladığı hiç fark etmeden kendi servetini
yaratabilen insan bir miras sahibi olmayı hakeder. Eğer
bir varisin değeri parasının miktarı ile aynı büyüklükte ise, para ona hizmet
eder, değilse onu mahveder. Ama siz ona bakıp paranın onu çürüttüğünü düşünürsünüz.
Gerçekten öyle mi, yoksa o mu parayı çürütmüştür? Değersiz bir varise gıpta
etmeyin, o servet sizin değil ve
siz o para ile daha iyi şeyler yapamazsınız. O paranın size dağıtılması gerektiğini
düşünmeyin.
Çünkü bu durumda dünyaya bir tane asalak yerine 50 tane asalak yetişmiş olacaktır.
Para, kökleri olmadığı müddetçe ölmeye mahkum bir
güçtür kendisi ile aşık atamayan bir zekaya hizmet edemez. Siz bu sebepten mi parayı kötü bir şey olarak adlandırıyorsunuz?
PARA, HAYATTA KALMAYI SAĞLAYAN BİR
ARAÇDIR.
Para, hayatta kalmanızı sağlayan bir araçtır. Geçiminizin kaynağını bildirme
kararınız aynı zamanda kendi yaşamınızın kaynağını bildirir. Eğer kaynak çürükse,
bütün hayatınızı lanetlemişsiniz demektir. Paranızı sahtekarlıkla mı kazandınız,
insanların kusur veya aptallıklarını kötüye kullanarak, akılsız insanların
size yeteneklerinizin hak ettiğinden daha fazlasını ödemesini umarak, standartlarınızı
aşağıya çekerek mi yoksa küçük gördüğünüz insanlara istemediğini işler yaparak
mı? Eğer öyleyse, kazandığınız para ne bir anlığına mutluluk ne de bir kuruşluk
keyif verecektir. Bu para ile aldığınız bütün şeyler size, kendinizi takdir
değil suçlama, başarı değil utanç kanıtı olarak geri dönecektir. İşte o zaman
paranın bir şeytan olduğunu haykıracaksınız. Şeytan, çünkü sizin kendinize
olan saygınızın yerine geçecek. Şeytan, çünkü ahlaksızlığınızdan zevk almanıza
izin vermeyecek. Paradan nefret etmenizin kökeni bu mu?
Para her zaman bir sonuç olarak duracak, sebep yerine geçmenize izin vermeyecektir.
Bir meziyetin sonucudur ama ne size bu meziyeti sağlar
ne de kusurlarınız bağışlatır. Ne maddi ne manevi size hakketmediğinizi vermez. Paradan nefret etmenizin kökeni bu mu? KÖTÜLÜKLERİN TEMELİ PARA SEVGİSİ Mİ?
Ya da “bütün kötülüklerin temeli insanların paraya olan sevgisi”
mi dediniz? Birşeyi sevmek onu anlamaktır ve sevgi doğaldır. Parayı sevmek
ise onu anlamak ve onun sizin içinizdeki en iyi gücün yaratılması ve en iyi
insanlar arasında kendi çabanızla başkalarının çabalarını değiş tokuş
edebilecek olmanız gerçeğini kabul etmek demektir. Paradan nefret ettiğini
en çok haykıran kişi, ruhunu 5 kuruşa satacak insandır - ve bunun için de
gayet iyi bir sebebi var. Parayı sevenler, onun için çalışmayı göze alanlardır.
Onu kazanmak için yetenekleri olduğunu bilirler.
Size insanların karakterlerini tanıyabilmek için bir ipucu vereyim:parayı
lanetleyen kişi onu yüz kızartıcı bir yoldan kazanmıştır. Paraya saygı duyan biri ise onu hakkederek kazanmıştır.Paranın şeytan işi
olduğunu söyleyen kişilerden mümkün olduğunca hızla ve uzağa kaçın. Bu cümle,
yaklaşmakta olan bir cüzamlının çaldığı çan gibi, size doğru gelen bir yağmacının
habercisidir.
Yeryüzünde bir arada yaşayan ve birbirleri ile ilişki içinde olma gereksinimi
olan insanların tek aracı eğer para değilse silah namlusudur.Ancak para, kazanmak
veya elinizde tutmak istiyorsanız, sizden en yüce erdemlerinizi ister. Gurur,
onur ve öz saygısı olmayan, para sahibi olmayı hakkettiği konusunda ahlaki
hisleri olmayan, onu savunmayı yaşamlarını savunmak olarak görmeyen, zengin
oldukları için her fırsatta özür dileyen kişiler, o paraya uzun süre ile sahip
olamazlar. Yüzyıllarca taşların altında saklanmış, ancak servet sahibi olduğu
için suçluluk duyan ve affedilmek için yalvaran ilk kişinin kokusunu alarak
ortaya çıkan yağmacı sürülerinin doğal yemleridir. Bunlar o kişiyi bu suçluluk
duygusundan hafifletecek ve tam da onun hakkettiği gibi hayatına el koyacaklardır. Sizin kötü dediğiniz şey bu mu? ÇİFTE STANDARTLILARIN YÜKSELİŞİ
Sonra da çifte standartlı insanların yükselişine tanıklık edeceksiniz
- bu insanlar kaba güçle yaşar ancak el koyacakları parayı yaratacak insanlara
güvenirler. Ahlaklı bir toplumda bu insanlar suçlu olarak ilan edilir ve bunlara
karşı sizi koruyacak yasalar bulunur. Ama suçluları “ama başka çareleri yok
ki” diyerek haklı çıkartan, yağmacı sürülerini kanunlarla koruyan yani silahsız
kurbanlarının servetlerine el koymayı meşrulaştırmış toplumlarda para, yaratıcılarının
intikamcısı haline gelir. Bu tip yağmacılar, savunmasız insanların elindeki
silahları alacak yasaları çıkartarak onları soymayı güvenli hale getirir.
Ancak onların yağma düzeni başka yağmacıları da yaratır ve çaldıkları, başkaları
tarafından da yağmalanır hale gelir. Ve artık yarış, üretimde en yetenekli
olanlar arasında değil, vahşilikte en acımasız olanlar arasında geçmeye başlar.
Kaba güç, standart haline gelmeye başladığında da katiller yankesicilere karşı
zafer kazanmaya başlar. Ve böyle bir toplum da felaket
ve katliamlardan sonra yıkılıp gider. Siz böyle bir günün gelip gelmediğini
merak ediyorsanız, parayı takip edin. Para, bir toplumun erdemlerinin barometresidir.
Eğer bir değiş tokuşun, rıza ile değil de zorla yapıldığını, birşeyler üretmek
için, hiçbir şey üretmeyenlerden izin almak zorunda kalındığını, paranın üretim
peşinde değil de rüşvet ve suistimalle uğraşanlara aktığını ve yasaların sizi
onlara karşı korumadığını, çürümenin ödüllendirildiğini dürüstlüğün ahmaklık
olarak adlandırıldığını görüyorsanız o toplumun lanetlendiğini anlarsınız. Sizin kötü dediğiniz şey bu mu?
PARA SİLAHLA REKABET ETMEZ, EDEMEZ...!
Para o kadar yüce bir araçtır ki, silahla rekabet etmez, vahşilikle
birarada yaşayamaz. Bir ülkenin yarı-mal sahibi, yarı-yağmacı olarak yaşamasına
izin vermez. Yıkıcılar insanlar arasında ortaya çıktığında, işe ilk
önce paranın temsil ettiklerini yıkmakla başlarlar, çünkü para insanın korunma
şekli ve varlığının ahlaki tarafıdır. Yıkıcılar altına el koyarak onun karşılığında
kağıt parçaları verir. Altın, objektif bir değer olarak, yaratılan servetin
eşitidir. Kağıt para, olmayan bir servetin, servet yaratan insanlara karşı
doğrultulmuş bir silahın yardımı ile desteklenen ipotektir.İnsanın yaşamını
sürdürmesinin aracı olarak parayı kötü olarak adlandırırsanız, insanların
iyi olarak kalmasını beklemeyin.Üretimin yasaklandığı ve üretilenin yağmalandığı
bir düzende üretmeye devam etmelerini beklemeyin. “Kim bu dünyayı mahvediyor?”
diye sormayın, çünkü bunu yapan sizsiniz. İnsanlık tarihinde, para, isimleri
değişse de soygun yöntemleri aynı kalan insanlar tarafından yağmalandı.
Bu yöntem, yaratılan servete el koyarak, o serveti yaratanları küçümsemek,
kötülemek ve onursuzlukla suçlamak olmuştur.
Paranın iyi şeylerin kökeni olduğunu anlayıp kabul etmediğiniz müddetçe kendi
yıkımınızı hazırlıyorsunuz demektir. Para onurlu ve isteğe bağlı bir değiş-tokuşun
aracı olmayı bırakırsa, insanlar onun aracı olmaya başlarlar.
Kan, kırbaç, silah
veya para.
Seçiminizi yapınız!: Çünkü başka bir seçenek yok ve zamanınız gittikçe daralıyor.