4.1.2 Ölçüm
(Zımni) kavram "birim"in elde edilmesiyle erişilen kavramsal öğrenme
düzeyi, iki ilişkin alandan oluşur: kavramlaştırma alanı ve matematik alanı. Kavram-teşkili
işlemi, büyük ölçüde, bir matematik işlemidir.
Matematik, ölçüm bilimidir. Kavram-teşkili
işlemini incelemek için, ölçüm konusunu incelemek gerekir.
Ölçüm: bir birim olarak hizmet gören bir standart vasıtasıyla, niceliksel
bir ilişkiyi tanıma işlemidir. Varlıklar (ve faaliyetleri) hususiyetleriyle
(uzunluk, ağırlık, hız, vs.) ölçülür ve ölçüm standardı, sözkonusu hususiyeti
temsil eden ve somut olarak belirlenmiş bir birimdir. Mesela; uzunluk,
santimetre, metre, kilometre, vs. ile; hız, belirli bir zamanda katedilen mesafe
ile ölçülür.
Şu husus önemlidir: herhangi bir verili standardın alınması seçime
bağlıdır; fakat, bu standardı kullanmanın matematik kuralları sabittir.
Uzunluğun inçle veya metreyle ölçülmesinde asli bir fark yoktur; standart, ölçüm
işleminin özünü veya sonucunu (realitedeki ilişkinin ne olduğu bilgisini) değil,
ifade tarzını belirler. Ölçüm standartı, üç şartı haiz olmalıdır: 1. sözkonusu
hususiyeti temsil etmelidir (mesela, uzunluğu, kilo ile ölçmemelidir); 2. insan
tarafından kolayca algılanabilir olmalıdır; 3. bir kere seçildikten sonra,
kullanımı sırasında değişmez ve mutlak kalmalıdır.
Peki, ölçümün amacı nedir?
Ölçüm işlemi, kolayca algılanabilir bir birimi, daha büyük veya daha
küçük niceliklerle (matematik olarak sonsuz büyük veya sonsuz küçük
niceliklerle) ilişkilendirebilme imkanını vermektedir; yani, ölçümün amacı,
insan bilincinin (dolayısiyle, insan bilgisinin) menzilini, algısal düzeyin
ötesine (yani, duyumlarının doğrudan gücünün ötesine, verili bir anda varolan
somutluklar ötesine) uzatmaktır. İnsan, bir metrenin uzunluğunu kolayca
algılayabilir; fakat, yüz kilometreyi algılayamaz. Bir metrenin, bir kilometreye
olan ilişkisini tesis ederek, yeryüzündeki her mesafeyi kavrayabilir;
kilometrenin, ışık-yılına olan ilişkisini tesis ederek, galaksilerin
mesafelerini bilebilir.
Ölçüm işlemi, sınırsız ölçekteki bilgiyi, insanın sınırlı algısal
tecrübelerine bütünleştirme işlemidir; evreni, -insan bilincinin menziline
getirerek, evren ve insan ilişkisini tesis ederek- bilinir kılma işlemidir. İlk
ölçüm teşebbüslerinde, insanların şeyleri hep kendisiyle ilişkilendirmiş olması
bir tesadüf değildir. Mesela, ayağının uzunluğunu uzunluk birimi olarak almış
("feet" = "ayak"); on parmağından çıkarak onluk sayı sistemini bulmuştur.