2.4.3
Kendine-saygı-ve-güven
İnsanın yaptığı değer-yargıları içinde en önemlisi, kendisiyle ilgili
yaptığı değerlendirmedir. Bu değerlendirme, içebakış yapamayan insanlarca,
bilinçli, sözlü bir yargı halinde yapılmaz; her an hissediliyor olması yüzünden,
tecrit edilmesi ve kimliklendirilmesi zor olabilen bir duygu halinde yaşanır.
İnsanın kendisiyle ilgili yargısı, kendisinin yaşamaya yetkin ve layık olup olmadığı meselesi
üzerinedir. Yaşama işinde yetkin olduğunu bilen insan, kendine güven duyar;
kişiliğini yaşamaya layık bir varlık haline getirmiş olan insan, kendine saygı
duyar.
Kendine-saygı-ve-güven erdemi;
insanın, hayatını sürdürmek için fiziki değerler üretmek zorunda oluşu gibi,
sürdürmeğe değer bir hayata sahip olmak için de karakter değerleri elde etmek
zorunda olduğu gerçeğini bilmek ve kabul etmektir; başka bir deyişle, insanın,
maddi edinimlerini kendi yaratan bir varlık oluşu gibi, ruhunu da kendi yaratan
bir varlık olduğu gerçeğini tasdik etmektir.
Kendine-saygı-ve-güven erdemi, bir insanın düşünme gücüne duyduğu
güvendir; aldatma gücüne sahip bir insanın sahte kendine-güveniyle
karıştırılmamalıdır. Mesela; bir bilim adamının kendine güveniyle, bir
gangsterin kendine güveni aynı şey değildir ve aynı psikolojik kaynaktan gelmez.
Realiteyle alışveriş içindeki bir insanın (mesela, bilim adamının) başarısı,
onun kendine olan güvenini artırır; realiteyi aldatmağa çalışan bir insanın
(mesela, gangsterin) başarısı ise, onun panik duygusunu artırır.
Kendine-saygı-ve-güven erdemi, "ahlaki hırslılık" olarak da
isimlendirilebilir. Ahlaki hırslılık; bir insanın ahlaki mükemmelliğe erişerek,
kendisini, kendi nezdindeki en büyük değer haline getirmeyi hedef edinmesi
demektir. Ancak gediksiz bir rasyonelliğe sahip olmakla elde edilebilecek olan
ahlaki mükemmellik:
a) İcrası imkansız, irrasyonel bir erdemler sistemini asla kabul etmemek;
rasyonel olduğunu bildiği erdemleri icra etmeği ise, hiçbir zaman ihmal
etmemektir.
b) Hak etmediği bir suçluluk duygusunu asla kabul etmemek; suçluluk
duygusunu hak edecek bir işi asla yapmamak; suçluluk duygusunu hak edecek bir iş
yapmışsa, düzeltmek için elinden gelen herşeyi hemen yapmayı asla ihmal
etmemektir.
c) Karakterindeki herhangi bir kusura karşı asla pasif kalmayıp, onu
hemen düzeltmeğe girişmektir.
d) Hiçbir mülahazayı, arzuyu, korkuyu, ruh halini, kendine-saygı-ve-güven
ihtiyacının üstüne bir an için dahi koymamaktır.
e) Her ne sebep için olursa olsun, kurbanlık hayvan rolünü reddetmek;
münzeviliği, kendini horlamayı, kendini aşağılamayı, kendini küçültmeyi, kendini
feda etmeyi, bir erdem veya görev olarak vazeden her doktrini reddetmek
demektir.