İNSANLAR
ÇALIŞMAYA ZORLANABİLİR AMA DÜŞÜNMEYE ASLA..!
Rasyonel
insan aklını baskı altına alacak her türlü zorbalığın düşmanıdır.İnsanı yönetecek
tek yöntem akıl ve gerçektir. Bu nedenle gerçeğe giden tüm yollar açık olmalıdır.
İnsan aklını en aşağılık baskılara maruz bırakan bir sistem ilerlemenin önündeki
en büyük engeldir. Bu nedenle insanların özgürlüğü ve mutluluğu tek amacımız
olmalıdır.
İnsanların
farklı algılama ve akıl yanılmalarından doğan fikir farklılıkları ancak özgür
tartışma yoluyla arınabilir. Muhalifinin fikirlerini serbestçe savunabilmesi
için gerekli özgürlük savaşımında yer almak demokrat olmanın da asgari şartıdır.
Bilgi
ürünleri ancak insanların özgürce etkileşebilecekleri, yaratıcılıklarının
kısıtlanmadığı bir toplumda gelişebilir. ÇÜNKÜ İNSANLAR ÇALIŞMAYA ZORLANABİLİR
AMA DÜŞÜNMEYE ASLA ZORLANAMAZ. Birbiriyle rekabet edebilen yüz fikirden gerçeğe
ulaşmak daha mantıklı ve mümkündür. Ama rekabetsiz tek bir fikrin dayatıldığı
bir toplumda gerçeğe ulaşmak imkansızdır.
Artık
silaha değil hürriyete hakim bir toplum dünya yada hakim olabilir. Şerifini,
tapu müdürünü bile halk oyu ile seçen A.B.D ’nin
dünyanın en süper gücü olması bu nedenle
bir tesadüf değildir. Bu başarının altında “emperyalizm yada doğal kaynakları”
arayanlar: diğer emperyalist ve doğal kaynakları zengin ülkelerin, AYNI BAŞARIYI
NEDEN gösteremediklerini araştırıp düşünmelidirler.
ÖNCE
HÜRRİYET,SONRA HÜRRİYET..!
Hürriyetsiz
ilerleme olmayacağı gibi, saydam ve dürüst de olunamaz.
Tapu kayıtlarına, tarih arşivine ulaşamayan
,cuntacıları yargılayamayan, cunta anayasasını değiştiremeyen, muhalifini
“vatan haini” ilan eden, “ Türk e Türk” hamasi nutukları ile hep başkasının
suçlayan ve akılcı bir tarihi özeleştiri yapmayı beceremeyen bir toplum da
hürriyet ve modern bir demokrasiden bahsedilebilir mi?
“Komunizm-irtica-bölücülük le mücadele”
maskesi ile hortumlanan bankalar, katledilen insan
hakları, haksız ve rüşvetle kazanılan servetler artık gizlenemiyor:Mızrak
çuvala sığmıyor.
Ama yinede MGK dan nedense “ yolsuzlukla-hırsızlıkla-haksızlıkla mücadele”
kararları çıkmıyor bir türlü...!
Kıbrıs’ta
mal edinmiş bürokratlar, dolandırılan banka kredilerinin kimlere kimler tarafından
verildiği v.s. açıklanmıyor..!
AB’ye
girmeye ve KIBRIS’ ta çözüme taş koyanların,
ayak sürtenlerin banka ve tapu kayıtları araştırılmıyor..Aksine bunları eleştirenler
“vatan haini” ilan ediliyor..!
MGK’
dan “nasıl süper güç oluruz? diye bir araştırma kararı da çıkmıyor..! Çağdaş
uygarlık nasıl ÇAĞDAŞ olmuş, çok mu gizli bir sır bu yahu?
O
halde neden, devletin en üst kurumundan çıkmaz bu kararlar?
NEDEN...?
NEDEN..?
NEDEN...?
Velhasıl işimiz zor. Hem de nasıl..!
NEDEN
Mİ?:İŞTE İSPAT, İŞTE MGK'na ÖNERİ.!
Türkiye’de İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü
Basın Açıklaması
3 Aralık 2002
Ankara
Araştırma Ekibi
Doç. Dr. İhsan D. Dağı
Doç. Dr. Metin Toprak
Doç. Dr. Ömer Demir
Bu kamuoyu araştırması, Avrupa Komisyonu’nun katkılarıyla yürütülen“Yasal ve Sosyal Yönleriyle Türkiye’de İfade Özgürlüğü” başlıklı proje çerçevesinde gerçekleştirilmiştir.
Bu araştırma, Avrupa Komisyonu ve Liberal Düşünce Topluluğu’nun işbirliği ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Türkiye’yi temsil edecek bir örneklem üzerinde, toplam 15 ilde, 3060 kişi ile yüz yüze görüşülerek yapılmıştır. Araştırmada, açık ve kapalı uçlu sorulardan oluşan bir anket formu kullanılmıştır.
Araştırma kapsamındaki iller şunlardır: İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir, Manisa, Adana, Mersin, Ankara, Konya, Samsun, Trabzon, Erzurum, Van, Diyarbakır ve Gaziantep. Araştırmanın alan uygulaması, 15-30 Ekim 2002 tarihleri arasında yapılmıştır. Analizler, 18 Nisan 1999 seçimlerindeki parti tercihine göre ağırlıklandırılmış veriler üzerinden yapılmıştır. Araştırma, Doç. Dr. İhsan D. Dağı, Doç. Dr. Metin Toprak, Doç. Dr. Ömer Demir tarafından gerçekleştirilmiştir.
Araştırma sonuçlarından bazıları şunlardır:
· Toplumun yarıdan fazlası (%54’ü) Türkiye’de karakol ve cezaevlerinde yaygın biçimde işkence yapıldığı kanısındadır.
· Toplumun yüzde 55’i, ifade özgürlüğünün önündeki engel ve ihlallerin hem uygulayıcı hem de yasalardan kaynaklandığı kanaatindedir. Bu tür engellerin genelde yasalardan kaynaklandığını düşünenlerin oranı yüzde 11, uygulayıcılardan kaynaklandığını düşünenlerin oranı ise yüzde 20 civarındadır. Burada ifade özgürlüğü ihlallerinin kaynakları konusunda yasalardan ziyade uygulayıcıların öne çıkması dikkat çekicidir. Türkiye’de ifade özgürlüğü önünde herhangi bir engel olmadığını düşünenlerin oranı ise sadece yüzde 3’tür.
Eleştiri ve Devlet Düzeni
|
|
% |
|
Yaygın olduğunu belirten |
72,9 |
|
Yaygın olmadığını belirten |
19,8 |
|
Fikir belirtmeyen |
7,3 |
|
TOPLAM |
100,0 |
Tablo 2:
|
|
Sayı |
% |
|
Hissettiğini belirten |
2295 |
75,0 |
|
Hissetmediğini belirten |
660 |
21,6 |
|
Fikir belirtmeyen |
105 |
3,4 |
|
TOPLAM |
3060 |
100,0 |
Tablo 3:
|
|
% |
|
Evet diyenler |
16,2 |
|
Hayır diyenler |
79,7 |
|
Fikir belirtmeyen |
4,1 |
|
TOPLAM |
100,0 |
|
|
% |
|
Bu görüşe katılan |
92,2 |
|
Bu görüşe katılmayan |
3,8 |
|
Fikir belirtmeyen |
4,0 |
|
TOPLAM |
100,0 |
Tablo 5:
|
|
% |
|
Bu görüşe katılan |
87,9 |
|
Bu görüşe katılmayan |
7,5 |
|
Fikir belirtmeyen |
4,6 |
|
TOPLAM |
100,0 |
|
|
% |
|
Bu görüşe katılan |
73,6 |
|
Bu görüşe katılmayan |
20,0 |
|
Fikir belirtmeyen |
6,4 |
|
TOPLAM |
100,0 |
|
|
Baskı var diyen % |
Baskı yok diyen % |
Fikir belirtmeyen % |
TOPLAM |
|
Başörtülüler |
78,2 |
17,8 |
4,0 |
100,0 |
|
Kadınlar |
77,3 |
20,2 |
2,5 |
100,0 |
|
Dindarlar |
63,3 |
29,4 |
7,3 |
100,0 |
|
Eşcinseller / Travestiler |
53,3 |
28,7 |
17,9 |
100,0 |
|
Kürtler |
50,7 |
36,7 |
12,6 |
100,0 |
|
Solcular |
40,7 |
42,1 |
17,2 |
100,0 |
|
Aleviler |
38,5 |
41,2 |
20,3 |
100,0 |
|
Çingeneler |
24,4 |
54,1 |
21,5 |
100,0 |
|
Gayrimüslimler / Azınlıklar |
21,3 |
60,1 |
18,6 |
100,0 |
|
|
İhlal ediyor diyen % |
İhlal etmiyor diyen % |
Fikir belirtmeyen % |
TOPLAM |
|
Polis |
62,6 |
27,0 |
10,3 |
100,0 |
|
Mahkemeler |
47,8 |
32,0 |
20,2 |
100,0 |
|
Devlet Memurları |
47,4 |
36,3 |
16,3 |
100,0 |
|
Cezaevi Personeli |
47,3 |
17,7 |
35,1 |
100,0 |
|
Korucular |
40,1 |
25,9 |
34,0 |
100,0 |
|
Milli Güvenlik Kurulu |
32,6 |
42,0 |
25,4 |
100,0 |
|
Jandarma |
30,3 |
51,7 |
18,0 |
100,0 |
|
Ordu |
28,7 |
54,0 |
17,3 |
100,0 |
|
Hükümet |
8,7 |
18,8 |
12,5 |
100,0 |
Tablo 9: