İNSANLAR ÇALIŞMAYA ZORLANABİLİR AMA DÜŞÜNMEYE ASLA..!

 

 

Rasyonel insan aklını baskı altına alacak her türlü zorbalığın düşmanıdır.İnsanı yönetecek tek yöntem akıl ve gerçektir. Bu nedenle gerçeğe giden tüm yollar açık olmalıdır. İnsan aklını en aşağılık baskılara maruz bırakan bir sistem ilerlemenin önündeki en büyük engeldir. Bu nedenle insanların özgürlüğü ve mutluluğu tek amacımız olmalıdır.

İnsanların farklı algılama ve akıl yanılmalarından doğan fikir farklılıkları ancak özgür tartışma yoluyla arınabilir. Muhalifinin fikirlerini serbestçe savunabilmesi için gerekli özgürlük savaşımında yer almak demokrat olmanın da asgari şartıdır. Özgürlük tek bir bireyin fikrini dahi ilerlemeye olabilecek katkıyı ihmal etmediği için gelişimin de ön şartıdır. İnsanı utanmazcasına feda eden Alman faşizmi ve Sovyetler Birliği, güçlü ekonomilerine rağmen bu nedenle yok oldular. Hürriyetsiz kapitalim de sosyalimde bu nedenle ilerleyemez gelişemez. Kaldı ki sosyalizm en baştan merkezi planlama ve üretim araçlarının kamuda toplanmasını amaçladığından, anti-özgürlükçüdür zaten...

 

Bilgi ürünleri ancak insanların özgürce etkileşebilecekleri, yaratıcılıklarının kısıtlanmadığı bir toplumda gelişebilir. ÇÜNKÜ İNSANLAR ÇALIŞMAYA ZORLANABİLİR AMA DÜŞÜNMEYE ASLA ZORLANAMAZ. Birbiriyle rekabet edebilen yüz fikirden gerçeğe ulaşmak daha mantıklı ve mümkündür. Ama rekabetsiz tek bir fikrin dayatıldığı bir toplumda gerçeğe ulaşmak imkansızdır.

 

Artık silaha değil hürriyete hakim bir toplum dünya yada hakim olabilir. Şerifini, tapu müdürünü bile halk oyu ile seçen A.B.D ’nin dünyanın en süper gücü olması  bu nedenle bir tesadüf değildir. Bu başarının altında “emperyalizm yada doğal kaynakları” arayanlar: diğer emperyalist ve doğal kaynakları zengin ülkelerin, AYNI BAŞARIYI NEDEN gösteremediklerini araştırıp düşünmelidirler.

 

ÖNCE HÜRRİYET,SONRA HÜRRİYET..!

 

Hürriyetsiz ilerleme olmayacağı gibi, saydam ve dürüst de olunamaz.
 Tapu kayıtlarına, tarih arşivine ulaşamayan ,cuntacıları yargılayamayan, cunta anayasasını değiştiremeyen, muhalifini “vatan haini” ilan eden, “ Türk e Türk” hamasi nutukları ile hep başkasının suçlayan ve akılcı bir tarihi özeleştiri yapmayı beceremeyen bir toplum da hürriyet ve modern bir demokrasiden bahsedilebilir mi?

Komunizm-irtica-bölücülük le mücadele” maskesi ile hortumlanan bankalar, katledilen insan hakları, haksız ve rüşvetle kazanılan servetler artık gizlenemiyor:Mızrak çuvala sığmıyor.
Ama yinede MGK dan nedense “ yolsuzlukla-hırsızlıkla-haksızlıkla mücadele” kararları çıkmıyor bir türlü...!

Kıbrıs’ta mal edinmiş bürokratlar, dolandırılan banka kredilerinin kimlere kimler tarafından verildiği v.s. açıklanmıyor..!

AB’ye girmeye  ve KIBRIS’ ta çözüme taş koyanların, ayak sürtenlerin banka ve tapu kayıtları araştırılmıyor..Aksine bunları eleştirenler “vatan haini” ilan ediliyor..!

MGK’ dan “nasıl süper güç oluruz? diye bir araştırma kararı da çıkmıyor..! Çağdaş uygarlık nasıl ÇAĞDAŞ olmuş, çok mu gizli bir sır bu yahu?

O halde neden, devletin en üst kurumundan çıkmaz bu kararlar?

NEDEN...?

NEDEN..?

NEDEN...?

 

Velhasıl işimiz zor. Hem de nasıl..! 

 

NEDEN Mİ?:İŞTE İSPAT, İŞTE MGK'na ÖNERİ.!

Türkiye’de İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü

Kamuoyu Araştırması

 Basın Açıklaması

3 Aralık 2002

Ankara

Araştırma Ekibi

Doç. Dr. İhsan D. Dağı

Doç. Dr. Metin Toprak

Doç. Dr. Ömer Demir

 Bu kamuoyu araştırması, Avrupa Komisyonu’nun katkılarıyla yürütülen“Yasal ve Sosyal Yönleriyle Türkiye’de İfade Özgürlüğü” başlıklı proje çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. 

Bu araştırma, Avrupa Komisyonu ve Liberal Düşünce Topluluğu’nun işbirliği ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Türkiye’yi temsil edecek bir örneklem üzerinde, toplam 15 ilde, 3060 kişi ile yüz yüze görüşülerek yapılmıştır. Araştırmada, açık ve kapalı uçlu sorulardan oluşan bir anket formu kullanılmıştır.

Araştırma kapsamındaki iller şunlardır: İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir, Manisa, Adana, Mersin, Ankara, Konya, Samsun, Trabzon, Erzurum, Van, Diyarbakır ve Gaziantep.  Araştırmanın alan uygulaması, 15-30 Ekim 2002 tarihleri arasında yapılmıştır. Analizler, 18 Nisan 1999 seçimlerindeki parti tercihine göre ağırlıklandırılmış veriler üzerinden yapılmıştır. Araştırma, Doç. Dr. İhsan D. Dağı, Doç. Dr. Metin Toprak, Doç. Dr. Ömer Demir tarafından gerçekleştirilmiştir.

Araştırma sonuçlarından bazıları şunlardır:

Temel Hak ve Özgürlükler ve İfade Özgürlüğü: Mevcut Durum ve Beklentiler

·        Toplumun yarıdan fazlası (%54’ü) Türkiye’de karakol ve cezaevlerinde  yaygın biçimde işkence yapıldığı kanısındadır.

·         Toplumun yüzde 55’i, ifade özgürlüğünün önündeki engel ve ihlallerin hem uygulayıcı hem de yasalardan kaynaklandığı kanaatindedir. Bu tür engellerin genelde yasalardan kaynaklandığını düşünenlerin oranı yüzde 11, uygulayıcılardan kaynaklandığını düşünenlerin oranı ise yüzde 20 civarındadır. Burada ifade özgürlüğü ihlallerinin kaynakları konusunda yasalardan ziyade uygulayıcıların  öne çıkması dikkat çekicidir. Türkiye’de ifade özgürlüğü önünde herhangi bir engel olmadığını düşünenlerin oranı  ise sadece yüzde 3’tür.

Kürtçe ve Başörtüsü

Yargı ve İfade Özgürlüğü

Eleştiri ve Devlet Düzeni

Avrupa Birliği’ne Üyelik Süreci ve Türkiye’de İfade Özgürlüğü

İnsan Hakları Kuruluşları ve İmajları

TABLOLAR

Tablo 1:

Size göre, Türkiye’de insan hakları ihlalleri yaygın mıdır?

 

%

Yaygın olduğunu belirten

72,9

Yaygın olmadığını belirten

19,8

Fikir belirtmeyen

7,3

TOPLAM

100,0

 

Tablo 2:

Temel hak ve özgürlüklerinizin kısıtlandığını hissediyor musunuz?

 

Sayı

%

Hissettiğini belirten

2295

75,0

Hissetmediğini belirten

660

21,6

Fikir belirtmeyen

105

3,4

TOPLAM

3060

100,0

 

Tablo 3:  

Size göre, Türkiye’de insanlar düşüncelerini özgürce ifade edebiliyor mu?

 

%

Evet diyenler

16,2

Hayır diyenler

79,7

Fikir belirtmeyen

4,1

TOPLAM

100,0

 

Tablo 4:

“Düşünce özgürlüğünün olması, toplumun barış içinde yaşaması için gereklidir” görüşüne katılıyor musunuz?

 

%

Bu görüşe katılan

92,2

Bu görüşe katılmayan

3,8

Fikir belirtmeyen

4,0

TOPLAM

100,0

 

Tablo 5:  

“İnsanların düşüncelerini açıklamaları hiçbir şekilde suç olmamalıdır” görüşüne katılıyor musunuz?

 

%

Bu görüşe katılan

87,9

Bu görüşe katılmayan

7,5

Fikir belirtmeyen

4,6

TOPLAM

100,0


 
Tablo 6:  

 “Gazeteci, siyasetçi ve yazarlar içeriği ne olursa olsun, düşüncelerinden dolayı cezalandırılmamalıdır” görüşüne katılıyor musunuz?

 

%

Bu görüşe katılan

73,6

Bu görüşe katılmayan

20,0

Fikir belirtmeyen

6,4

TOPLAM

100,0

 

Tablo 7:  

Size göre, Türkiye’de aşağıdaki gruplar üzerinde baskı var mı, yok mu?

 

Baskı var diyen

%

Baskı yok diyen

%

Fikir belirtmeyen

%

TOPLAM

Başörtülüler

78,2

17,8

4,0

100,0

Kadınlar

77,3

20,2

2,5

100,0

Dindarlar

63,3

29,4

7,3

100,0

Eşcinseller / Travestiler

53,3

28,7

17,9

100,0

Kürtler

50,7

36,7

12,6

100,0

Solcular

40,7

42,1

17,2

100,0

Aleviler

38,5

41,2

20,3

100,0

Çingeneler

24,4

54,1

21,5

100,0

Gayrimüslimler / Azınlıklar

21,3

60,1

18,6

100,0

 

Tablo 8:  

Size göre, aşağıda sıralananlar, Türkiye’de insan haklarını ihlal ediyor mu, etmiyor mu?

 

İhlal ediyor diyen

%

İhlal etmiyor diyen

%

Fikir belirtmeyen

%

TOPLAM

Polis

62,6

27,0

10,3

100,0

Mahkemeler

47,8

32,0

20,2

100,0

Devlet Memurları

47,4

36,3

16,3

100,0

Cezaevi Personeli

47,3

17,7

35,1

100,0

Korucular

40,1

25,9

34,0

100,0

Milli Güvenlik Kurulu

32,6

42,0

25,4

100,0

Jandarma

30,3

51,7

18,0

100,0

Ordu

28,7

54,0

17,3

100,0

Hükümet

8,7

18,8

12,5

100,0

 

Tablo 9:  

Kendisi veya Aile  çevresinden birilerinin güvenlik güçlerinin kötü muamelesine uğradığını belirtenler