BİR DE BUNU DENEYİN - Gülay GÖKTÜRK
 
Gorillerden, akrepsineklerinden ve dişi insandan aynı cümle içinde söz eden Sevgililer Günü yazımı (alıntımı) pek beğenmediniz mi?

O zaman işte size bir tane daha! Bir de bunu deneyin:

Alıntımız bu defa Ayn Rand'dan... Onun ünlü romanı Atlas Vazgeçti'den...

Kahramanımız romanın yan karakterlerinden biri, Cherryl. Karşısında ise kocası Jim var. Kavga ediyorlar, Jim sürekli sevgiden, yeteri kadar sevilmemekten söz ediyor.

Cherryl güm diye soruyor: "Jim sen hangi nedenle sevilmek istiyorsun?"

Bence tam, Sevgililer Günü'ne layık bir soru işte. 14 Şubat'ta herkesin sevgilisini karşısına alıp sorması gereken soru.

Tabii Jim köpürüyor, çünkü o da aşkperestlerin yüzde doksan dokuzu gibi, sevginin en büyüğünün, en kutsalının nedensiz, koşulsuz, akılla-mantıkla izah edilemeyen bir sevgi türü olduğuna inanmış. Açıyor ağzını yumuyor gözünü:

"Ben hiçbir şey için sevilmek istemiyorum, kendim için sevilmek istiyorum, yaptığım, söylediğim, ya da düşündüğüm herhangi bir şey için değil. Kendim için. Vücudum için de değil, aklım için de, kelimelerim, çalışmalarım, eylemlerim için de değil. Sen sevgi duyabilecek biri değilsin, adi küçük servet avcısı! Evet, servet avcısı dedim. Yalnız para hırsı değil, daha başka, daha kötüleri vardır. Sen ruhsal alanda servet avcısısın. Benimle param için evlenmedin... ama yeteneğim, cesaretim, ya da sevgine karşılık neyi seçtinse, ona ne fiyat biçtinse, onun içi evlendin."

"Sen sevginin nedensiz olmasını mı istiyorsun?

" Sevgi her nedenin, her mantığın üzerindedir. Sevgi kördür. Ama sana göre bir şey değil o. Sende ticaret yapan, ama asla bedavaya vermeyen, hesapçı bir dükkâncı ruhu var! Sevgi bedava bir armağandır. Her şeyi aşan, her şeyi bağışlayan, kocaman, bedava, şartsız bir armağandır. Bir insanı iyi yanları için sevmekte bir cömertlik var mı? Ne vermiş oluyorsun ona? Hiçbir şey. Soğuk adaletten başka ne ki o? Zaten hak ettiği şey, o kadar!"

Cherryl soru sorar gibi değil de, hüküm verir gibi bir tonlamayla cevap veriyor:

"Sen hak edilmemiş olmasını istiyorsun."

* * *

Bu karı koca kavgasında, dinlediğiniz kadarıyla Jim'e hak verdiyseniz, yazının bundan sonrasının sizi sinirlendireceği kesin. Hem de ilk sevgililer günü yazımdan daha da fazla. Çünkü sizin ve sizin gibi yüz milyonlarca aşkseverin bam teline basmış oluyorum.

"Aşkın gözü kördür" lafını hiçbir zaman sevmemişimdir, aşkla mantığı, sevgiyle aklı bir arada düşünemeyenlere hiçbir zaman hak vermemişimdir, koşulsuz sevgiye hiçbir zaman inanmamışımdır.

Kısacası, aşk hamasetine hiçbir zaman pek pabuç bırakmamışımdır şimdiye kadar.

Ama, aşk üzerine yaratılan bütün bu efsanelerin altında bu kadar büyük bir çıkar yattığını Ayn Rand'ın bu satırlarını okumadan önce düşünmemiştim doğrusu.

Demek, o ağdalı aşk edebiyatının ardında böylesine büyük bir çıkar yatıyormuş: bir insanın hak etmediği sevgiyi istemeye hakkı olduğu düşüncesini aklıyormuş "aşkın gözü kördür" klişesi...

"Aşkın gözü kördür" deyip duranların, aslında bir durum tesbiti yapmanın ötesine geçip, bir talep, bir arzu belirttiklerini fark edememişim. Sadece "aşkın gözü kördür" demiyorlar, "kör olmalıdır" diyorlar aynı zamanda...

Bir insanı iyi yanları için sevmekte bir cömertlik var mı?" Böyle soruyor Jim...

Yani, marifet kötü yanlarıyla da sevmektir; hatta kötü yanlarını da sevmektir, diyor; 0nları da sevgiye değer, sempatik, sevimli bulabilmek...

Ve bu cevapla milyonlarca avantacının, hak etmediği sevgiyi isteyen milyonlarca bedavacının sözcülüğünü yapıyor.

Kör gözlü sevgilinin, onu "nedensiz sevme garantisinin" rehaveti içinde, "olduğu gibi" varolabilme lüksüne kavuşmasının adı aşk o zaman... Koşulsuz sevgi dediğimiz şey de, bir insanın sevdiğinin karşısında, başka hiçbir yerde rezilleşemeyeceği kadar rezilleşme özgürlüğüne kavuşması. Hiç rolsüz bir şekilde en aşağılık yanlarını ortaya koyabilmesi ve bütün bunları o sevgiyi kaybetme korkusu duymadan yapabilmesi...

İşte aşkın gözü kör olmalıdır doktrininin insanlığa büyük armağanı.

Aşk evliliği dediğimiz şey de, müthiş bir suç ortaklığına dönüşmüyor mu bu durumda: Karşılıklı her türlü pisliğin, her türlü kişilik defosunun üstünü kapatmak üzere varılmış sessiz bir konsensus...

SİTEMİZ MEDYADA'ya GERİ DÖN