AÇTI ÇİÇEK - SOLDU ÇİÇEK: 24 saatte özgür ÇİÇEK!
" Kim inanır sence dedim? "14 yaşımdaki kızıma.
" KADİR İNANIR " dedi!
ASKER - SİVİL TÜM POLİTİKACILAR:
KRAL ÇIPLAK DEĞİL ARTIK!
Kimi kime yutturmaya çalışıyorsunuz?

NEREDE PARTİ İÇİ DEMOKRASİ?
NEREDE ADİL BİR SEÇİM SİSTEMİ?
NEREDE HALA AB KRİTERLERİ?
Millet VEKİLİNİ SEÇEMİYOR!
Asker - Sivil KURMAYLARIN dokunulmazlığı var!
ASKER - SİVİL İKTİDARI HALA GÜNDEMDE!
NEREDE DEMOKRASİ?

Bu gövde gösterisi de kime?

Devlet adamı değil, alt tarafı devlet memurusunuz! Hal böyle iken, bu ne caka, bu ne fiyaka ve bu ne gösteriş? Hani duyanda sütten çıkmış ak kaşık sanır sizi...50 yılda 5 cuntayı yapıp, yüzlerce insanı asıp kesip, zindanlarda işkence yapanlar kimlerdi ? Demokrat ve de hukuka bağlıysanız; önce bir özeleştiri yapıp haddinizi bilin o zaman!


Takke düştü kel göründü ve Baykal tükürdüğünü yaladı yine..!

" 12 Eylül'cüler yargılansın; ama askerler sivil yargıda yargılanmasın..!"


Kuzey Kore nükleer bomba patlatmış!

AYRANI YOK İÇMEYE...



BM’ye bağlı Dünya Gıda Programı (WFP), Kuzey Kore’de milyonlarca kişinin açlık sorunuyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. WFP tarafından yayımlanan raporda, Kuzey Kore’nin batı kıyısındaki yaklaşık 2 milyon 700 bin kişinin gıda stokunun bu ay biteceği kaydedildi. Raporda, yiyecek sıkıntısının, özellikle gıda fiyatlarının yükselmesi, gıda dağıtımının azalması ve istihdamın gerilemesiyle sanayi faaliyetlerinin az olduğu bölgelerdeki kent halkını etkilediği belirtildi. Kuzey Kore’de, 2006 ve 2007’deki sel felaketlerinin ardından gıda sıkıntısı bu yıl daha da artmıştı. 1990’ların ortasından bu yana kötü seyreden ekonomisini doğal felaketlerin de vurması üzerine, 23 milyona yakın Kuzey Koreli gıda ihtiyacını karşılayabilmek için yardıma ihtiyaç duymaya başlamıştı. Hatta ülkede 2 milyon kişinin açlıktan öldüğü tahmin ediliyor.

Çelik ciğer içinde geçen dopdolu 71 yıl

ABD’li Martha Mason 11 yaşında çocuk felci geçirmişti. Ağabeyi Gaston’un ölümüne sebep olan hastalık Martha için yeni bir hayat mücadelesinin başlangıcı olmuştu

Boynundan aşağısı felç olan Martha Mason, yıllar boyu bununla yaşamayı öğrenecek ve asla hayata olan inancını, yaşama arzusunu kaybetmeyecekti, ta ki pazartesi günü, 72. doğum gününe bir ay kala huzurlu bir şekilde uykusunda hayata gözlerini yumana dek...
ABD’nin North Carolina eyaletinde 61 yıldır, vücudunda solunumu sağlamak için kullanılan ve ‘çelik ciğer’ adı verilen aygıt içinde yaşamını sürdüren Martha Mason, fiziksel engelinin onun için bir engel oluşturmasına izin vermedi. Liseyi ve üniversiteyi dışarıdan bitirdi ve dereceyle mezun oldu. Anne ve babasıyla birlikte okul kampusunda kalan Martha, dersleri interkom sistemi kullanarak takip etti. Ödevlerini hazırlarken ise annesinden yardım alıyordu. Yazacağı makaleyi kafasında toparlayıp ‘yazıyor’, daha sonra da annesine dikte ediyordu.
Muhabbet etmeyi seven, biraz da dedikoduya meraklı olan Martha’yı ziyarete gelenler onu, sadece kafasını dışarıda bırakan sarı bir çelik tüp içinde gördüklerinde şaşkınlarını gizleyemiyor, Martha’nın hararetle siyaset, edebiyat, teoloji ya da bitki bahçeleri üzerine konuşmaya başlamasıyla bu şaşkınlıkları, yerini umut dolu bir memnuniyete bırakıyordu.   
Martha’nın, çelik ciğeriyle ilişkisi hastalığının başlangıç aşamalarında daha mesafeli olabiliyor, birkaç saatliğine çelik ciğerin içinden çıkabiliyordu. Ancak bu süre Martha’nın yaşı ilerledikçe azalmaya başladı.
Hayatını her daim yeniliklerle doldurmak isteyen Martha’nın en büyük hayali; 1994 yılında ses tanıma bilgisayarlarının devreye girmesi ile gerçek oldu. Martha bir kitap yazmak istiyordu ve 2003 yılında çıkan Nefes: Çelik Ciğerin Ritminde Bir Yaşam / Breath: Life in the Rhythm of an Iron Lung adlı kitapta hayatını ‘kaleme aldı’.
ABD’de Martha gibi çelik ciğer içinde yaşamını sürdüren 20’ye yakın insan bulunuyor. Birçoğu Martha kadar uzun ve dolu bir yaşam sürme şansını yakalayamazken kimi zaman yaşanan ölümler de çok trajik olabiliyor. Geçen sene, fırtına sonrası elektriklerin kesilmesi ve jeneratörün devreye girmemesi sonucu hayatını kaybeden 61 yaşındaki Dianne Odell gibi...

İNSAN ruhunun tapınağında yalnızdır;
yalnız olmalı ve yalnız bırakılmalıdır!

Ben varım. BEN, var olacağım. Ellerim.. Ruhum..Bu gök benim..Benim ormanım,denizim..Benim dünyam..Bu benim vücudum ve ruhum; aradığım herşey Ben'de.. BEN, var olmanın:
Yaşayan,yürüyen,hisseden canlı bir ispatıyım.
Gören benim gözlerim ve benim gözlerimin bakışı bütün dünyayı güzelliğe boğuyor.
Duyan benim kulaklarım ve benim kulaklarımla duyabilmek, dünyadaki bütün sesleri tatlı namelerle süslüyor. Düşünen benim aklım ve gerçekler benim düşüncelerimle aydınlanıyor. Kendi arzumla seçen benim ve yalnızca arzumla seçtiğim şeylere hürmet ve sevgi duyacağım. İyi, kötü, doğru, yanlış birçok kelime biliyorum.
Ama bunların içinde kutsal olan bir tane var,o da: BEN...!
Seçtiğim yolu aydınlatan ışık ve o yolun pusulası içimde ve orada her şeyimle; gören gözüm, duyan kulağım, anlayan ve düşünen aklımla ben varım.
Hedefim ve kendimin tek amacı: huzur ve mutluluk:

Mutluluk o kadar yüksek bir değerki, daha üstün bir hedefin bile peşinde koşmaya ihtiyacım yok. Mutluluğum herhangi bir sona giden bir araç da değil. O gidilebilecek en son nokta, ulaşabilecek en büyük hedef. Kendi kendimin hedefi, kendi kendimin sebebi...Ben başkalarının ulaşmaya çalıştığı sonların da aracı değilim. Başkalarının bir aleti, tornavidası da değilim. Başkalarının arzularının hizmetkarı da, yarasının bezi de, onların mabedlerine adadıkları kurban da olmayacağım...

Ben," BİZ "denen O korkunç hayaleti, esaret, çapulculuk, sefalet, cehalet ve hayasızlıktan gelen bu rezalet kelimeyi ezdim, çiğnedim, mağlup ettim.

İşte gerçek kudretin gerçek yüzünü görüyorum şimdi.Bu kudreti, bu kelimeyi toprağın üzerinde yüceltiyorum. Bu kudreti insanlar var oldukları günden beri aramışlar; bu bilinmeyen kudret onlara mutluluk, huzur ve gurur vermiş. Bu kudreti, bu tek kelimeyi buraya ve heryere, benim bayrağım ve işaretim olan; O tek kelimeyi yazacağım şimdi:
BEN

Hey BEN'ler, NEREDESİNİZ?

İHTİYACIMIZ OLAN FELSEFE

AKIL, algılanan verilerin kavramlar halinde bütünleştirilmesi yoluyla çalışır.İnsan aklının örgütleyicisi olan felsefe, akılcı bir varlık için vazgeçilemez bir gereksinimdir.
Bu anlamda felsefe; bilimin temeli, insanın sahip olduğu bilgiyi entegre eden unsur, bilinçaltının programlayıcısı ve kendi değerlerinin seçicisidir. Felsefeyi akılla, yani insanın idrak gücü ile karşı karşıya, batıl inançların özür dileyicisi veya koruyucusu haline getirmek, insan olmaya karşı öylesine büyük bir suçtur ki, hiçbir çağdaş zulüm bununla boy ölçüşemez:
İşte çağdaş zulmün sebebi budur! İnsanın, hayatta kalmasının asıl yolu: Aklını savunmasıdır.

Çünkü istediğimiz kadar:" felsefeden bana ne! " desek de, bu fikrinde bir felsefe ürünü olduğunu, kabul etmek zorundayız. Kaldı ki evrenin niteliğini, kendi kavrama yollarımızı ve tabiatımızı bilene -keşfedene- kadar ne yapmamız gerektiğini de bilemeyiz.
Kendi duygularımızın tabiatını ve sebeplerini öğrenememizdeki başarısızlık, hakedilmemiş bir suçun kabülunu de kolaylaştırır. Çoğu insan temel konularda herhangi bir sağlam kanaate sahip değildir; bugün insanlar daha önce hiç olmadıkları kadar kafa karışıklığı ve şüphe içindedirler, ancak sistem onlardan sahip olmadıkları bir tür kahramanımsı dürüstlük beklemektedir:




Her demokrat ve liberal objektif olamayabilir. Ama her objektivist hem demokrat hem de liberaldir.

ÜCRETSİZ E-KİTAP

İndirmek için tıklayınız


Türkiye Objektivist Hareketi
15. Basın Bülteni


17 Haziran 2009

Ekonomiden sorumlu devlet bakanı Ali Babacan: kredi kartı borçlularını rahatlacak yeni düzenlemeyi açıkladı.

Hükümetin böyle bir düzenleme hakkı yoktur.Kendi parası olmadığı gibi iki farklı kurum/kişi arasında düzenlenen sözleşmelerde sözleşme maddelerine uymayan kişi ve kurumlara ayrıcalık tanıma ve kolaylık gösterme hakkı yoktur.

Açıklamada Babacan halkı kredi kartını rasyonel kullanmaya davet ederken kendilerinin irrasyonel bir karar alarak borcuna sadık olanı cezalandırılmak, öde(ye)meyeni ise ödüllendirilmek yoluna gidilmiştir.

Unutulmamalıdır ki son finansal kriz de serbest piyasa ekonomisine müdahale edilmesi ve kredi alma yeterliliğine sahip olmayanlara da kredi verilebilmesine olanak sağlayan düzenlemeler yüzünden yaşanmıştır.

Devletin, fiziksel bir baskı olmadığı müddetçe, iki taraf arasındaki anlaşmalara iki tarafın da uyması zorunluluğunu takip etmek ve bunun için güç kullanmak dışında bir yaptırımı olmaması gerekir.
 
Anlaşmaya uymayana kolaylık sağlamak daha sonraki anlaşma ihtilaflarının da önünü açacaktır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur 

Objektivist Hareket Sekreteri:
  M.Faruk KURTULUŞ
  Yük.Müh.Mimar 
  ** ** ** ** ** ** ** ** ** ** 
  Editör görüşleri, basın bültenleri, editöre mektuplar Türkiye ObjektivistHareketi tarafından yayınlanmakta, yüzlerce basın-yayın kuruluşu, internetsitesi ve ilgilenenlere gönderilmektedir.   Bültenin yayın hakkı Türkiye Objektivist Hareketinde bulunmaktadır. Ticari olmamak kaydı ile yayınlanması serbesttir.  

Diğer haber ve bilgileri www.bencil.org adresinden takip edebilir, görüş ve önerilerinizi objektivist@ttmail.com
adresine gönderebilirsiniz


BASIN BÜLTENLERİ ARŞİVİMİZ

 



" Hayırseverlik ve kendini feda SAFSATALARI "; BİREY'in sorunlarına BİÇARE felsefelerin: ÇOK ACI BİR İTİRAFIDIR

Obektivist Hareket- © Copyright 1998